İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com

31.08.2009

Şampiyonlar Ligi ve Beşiktaş

Şampiyonlar Ligi kuralarının çekilmesinden sonra gazetelerimiz Beşiktaş'ın rakiplerini değerlendirmişler ve genel kanı Manchester United dışındaki üç takımın eşit şanslara sahip olduğu, Beşiktaş'ın bu üç takım arasında bir adım öne çıktığı yolunda. Grubun mutlak favorisi Manchester United'ın menajeri Sir Alex Ferguson alışık olduğumuz açıklamasını yapmış ve ''Rakiplerimiz çok güçlü'' demiş. CSKA Moskova teknik direktörü Zico gerçekçi bir açıklama yaparak ''Man Utd dışındaki üç takımın da şansı %33'' demiş. Wolfsburg teknik direktörü Armin Veh de ''Şampiyonlar Ligi çok zor, diğer takımlar bizden daha tecrübeli'' demiş.

Beşiktaş'ın çok da kötü bir kur'a çekmediğini belirterek başlayayım. Beşiktaş bu gruptan çıkabilir mi? Elbette çıkabilir, çıkılmayacak bir grup değil ama maçları ciddi bir şekilde analiz ederek çok ciddi bir futbol oynamak lazım. Rakipleri analiz etmeden önce Beşiktaş'ı analiz edelim. Beşiktaş sezona hiç hazır değil. Teknik direktör Mustafa Denizli'nin ''Mahsus bizi kötülüyorlar.'' demesine bakmayın, Beşiktaş diğer iki takımın haricinde lige Bursaspor kadar bile hazır girmedi. Üst düzey futbolcu alacağız diye tutturduktan sonra Rodrigo Tabata'yı almak nedir? Tabata kötü bir futbolcudur demiyorum ama Şampiyonlar Ligi'nde iddialı olmak isteyen bir takım gidip Tabata'yı transfer etmez. Beşiktaş transfer sezonunu çok kötü geçirdi. Nihat-Ferrari-Fink 30'unu aşmış, Avrupa'da kendilerine kulüp bulamayan futbolcular; Avrupa başarısı arayan bir takım -tamam Nihat bir kenara- bu ikiliyi transfer etmez. Geçen sezonki Fabian Ernst gibi hamleler yapmaları gerekirdi.

Neyse, rakiplere bakalım. Bir kere, ''Man Utd Ronaldo'yu sattı, daha bişey olmaz.'' diyen insanları asla ama asla kaale almayalım. Bu iddiada bulunan kişilerin Charity Shield finalini izlemediğini ve Sir Alex Ferguson'u hiç tanımadığını varsayıyorum. Ronaldo'nun yerine transfer edilen Valencia'nın yanında Nani her an patlamaya hazır bir isim. Ayrıca, Giggs-Scholes gibi iki süper tecrübeli ismin bu takımda olduğunu unutmayalım. Park Ji-Sung da var, değil mi? Bir de bu takım ''ya Beşiktaş ya Galatasaray'' diyen Michael Owen'ı transfer etti. Kısacası, Manchester United'ın bu grupta zorlanmasını beklemek hayal olur.

Gelelim Beşiktaş'la çekişmesi beklenen diğer iki takıma...

Gruba ikinci torbadan giren CSKA Moskova son dört yılda Avrupa futbolunda önemli bir yer tuttu. 2005'te UEFA Kupası'nı kazanan CSKA Moskova, ertesinde iki yıl Rusya Ligi'ni kazandı ve UEFA'ya son 32'de veda etti. Geçen yıl UEFA'da son 16'ya kaldılar, Rusya Kupası'nı kazandılar ve Rusya Ligi'ni ikinci bitirdiler. Son dört yılda takımı çalıştıran Valeriy Gazzaev Dinamo Kiev'in başına geçti, bunun üzerine CSKA da daha önce Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıkaran Zico'yu takımın başına geçirdi. CSKA UEFA Şampiyonluğu'ndan beri kadrosunu pek değiştirmedi. Son olarak, Yuri Zhirkov Chelsea'ye gitti. Ivica Olic ve Jo da daha önce Avrupa futboluna yelken açmıştı. Takımın kaptanı genç kaleci Igor Akinfeev. Genç neslin tartışmasız en iyi kalecisi. Savunmada Berezutskiy ikizleri var. Orta alanda tecrübeli Evgeni Aldonin dışında iki yetenekli isim; Daniel Carvalho ve Milos Krasic var. Sol kanatta, en yeni transfer eski Liverpool'lu Mark Gonzalez var. İleride ise her yıl 'ha Türkiye'ye geldi ha gelecek' denen Vagner Love ve iki genç isim Çek Tomas Necid ile Nijer'li Ouwo Maazou var. CSKA için söyleyeceğimiz en önemli şeyler; Avrupa'da tecrübeli bir takım, büyük bir stadları ve iç saha maçlarında başarıları var, Zico gibi Avrupa futbolunda başarılı olmuş bir teknik direktöre sahipler ve hepsinden önemlisi beş yıldır takımın iskeletini koruyorlar.

Almanya Bundesliga'nın son şampiyonu Wolfsburg en önemli yıldızı teknik direktörü Felix Magath'ı kaybederek sezona başladı. Teknik direktörlüğe daha önce çalıştığı Stuttgart'ı şampiyon yapan ve daha sonra çıktığı Şampiyonlar Ligi'nde grup sonuncusu yapan Armin Veh'i getirdiler. Wolfsburg tarihinde hiçbir zaman Şampiyonlar Ligi'ne katılamadı, daha önce iki kez UEFA Kupası'nda mücadele ettiler. Bugünkü kadronun çoğunun mücadele ettiği geçen sezonki UEFA Kupası'nda son 32'ye kaldılar ve PSV'ye elendiler. Takım geçen sezonki kadrosunu korumayı başardı -ki en önemlisi Dzeko'yu Milan'a vermediler- ve üzerine Thomas Kahlenberg ve Obafemi Martins'i transfer ettiler. Wolfsburg'un niyetinin ilk turda Avrupa'ya veda etmemek olduğu görülüyor.

Beşiktaş'ın fikstürü kullanıma bağlı; çok iyi olabileceği gibi çok kötü de olabilir. İyi ihtimale göre; Beşiktaş İstanbul'da Liverpool'u yendiği gibi Man Utd'yi de yener, ikinci maçta da CSKA'ya deplasmanda kaybetmez ve sonra Wolfsburg'dan dört puan alır ve tur atlar. Kötü ihtimale göre ise ilk maçta Man Utd'ye kaybedilir. Moral bozukluğunun yanında ateşli Rus taraftarı da CSKA'nın kazanmasına neden olur. Almanya'da da kaybedilir ve tur şansı neredeyse sıfır olur.

Beşiktaş bu gruptan çıkabileceği gibi sonuncu da olabilir. Kuralardan sonra konuşan Kenan Öner ''Biz CSKA'dan güçlüyüz, Wolfsburg'la çekişiriz.'' demiş. Bir yöneticinin maçlar başlamadan böyle bir açıklama yapması çok talihsiz. Beşiktaş'tan zayıf olan CSKA kupasında bir UEFA Kupası barındırıyor ve o kupayı kazanan takımın en önemli oyuncuları da hala CSKA Moskova kadrosunda bulunuyor. Umarız Beşiktaş beklentilerimizi yanıltır ve Avrupa'da tarihinde ilk kez ciddi bir başarı sağlar.

Hiç yorum yok: