İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com
İlker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.03.2010

Dubai World Cup


Dubai World Cup

The Dubai World Cup is a day of racing that features the top thoroughbreds in the world. Many of you may ask, "Why do I care about horses, this is of no interest to me. My sport is football." You are a fool if you think this way. The race card on Dubai World Cup day offers the best betting opportunities of the year! A sport like football offers OK betting opportunities, but to have any significant return you must either A.) risk a significant amount or B.) Parlay to extent where odds are greatly stacked against you.

I encourage all of you to take interest in the sport of horse racing, not only for the betting opportunities, but for the sheer thrill of a close race. Depending where you are in the world, you will bet into a pool, and the winning tickets will be divided evenly. Pay outs are determined by the amount of winning tickets in the pool. If you have access to Betfair, then as you know, you take and give odds. One of the best attributes about "betting the ponies" is it only takes 1 ticket to win, and that 1 ticket can win big. Also, as the athlete is the horse, the general public does not have a great grasp on what the horse can do; therefore, a longshot winning in horse racing is much more realistic than any other sport.

So what are the bets? Win, place, show, exacta, trifecta, superfecta, daily double, pick 3, pick 4, pick 5, pick 6. Look these up to understand them better. Pay outs range from $2 to over $1 million. When can you ever win that much in say, basketball, or football?

Now why is the Dubai World Cup race card such a draw for so many international bettors. Many reasons,

1.) The fields are bigger, therefore harder to win, therefore bigger pay outs. Clearly it is harder to pick a winning combination in a field on 15 than a field of 5.

2.) Information asymmetry- some know more about the horses than others. How? Through direct contact, inside information, or more commonly, a handicapping device. A common tool is the thorograph sheets (thorograph.com). Essentially the "sheets" assign a power rating to the horse each time it runs, and you learn to follow that horses pattern. To understand, imagine if statisticians compiled a report each time Fenerbahce played; based on goals, weather, field quality, coaching tactics, etc.; and assigned Fener a number. You then study the pattern Fener plays at to predict how well they will do in their next game.

On Dubai World Cup day, so many know so little, and there is a tremendous amount of international bias. Lets say you are betting into a European pool, and there is an American horse that looks to have the best "number" (thorograph rating). Then your odds are inflated, and you can take a great advantage.

3.) The horses are the best in the world so their performance is more easily predictable. For example, Brazil vs. Mexico, it is clear who will win. But two amateur mexican league teams, you are not so sure who will win.

I plan on posting my picks as a guideline if there is interest in this post. I also plan to write about the NCAA basketball tournament in the U.S. My university is currently in the tournament and favored to win.

Bu hayra, alamet...

13.03.2010

Beckham’ın atkısı



İstediği kadar bir açıklama yapmaktan kaçınsın, Beckham şu fotoğrafı çektirerek rengini belli etmiştir. Red Knights gerçekten çok başarılı bir kampanya izliyor. FC United gibi romantik yaklaşımlarla değil son derece somut adımlar atıyorlar. Tabi işin başında koskoca Goldman Sachs’ın baş ekonomisti Jim O’Neill olunca sarı-yeşili bir ikon olarak kullanma, bu yolda Beckham’ı bir figür olarak gösterme gibi başarılı ve ses getiren çalışmalar görüyoruz. Dahası grup, Obama’nın seçim kampanyasında çalıştığı Blue State Digital ile anlaştı ki daha dün Obama’nın seçimlerdeki baş danışmanı David Ploufe, Turkcell Akademideki konuşmasında “Dijital medya olmadan Obama kazanamazdı” demiş.

Bütün bu tantananın nereden koptuğunu merak edenler için ufak bir previously on lost çekelim. Efendim bu Glazer, kulübü satın alırken kendi borçlanarak değil, kulübü borçlandırarak kulübü satın aldı. Yıldırım Demirören’in yaptığı kötü harcamalar için kendi cebindeki parayı kulübe borç yazmasının bir türevi gibi.


11 Ocak 2010 itibariyle bu borç 716 milyon pounda (1.17 milyar dolar) ulaştı. Bu ödemeleri karşılamak için 2017 vadeli 500 milyon poundluk yıllık %8.75 faiz oranıyla tahvil açıldı. Bu da kulübün her yıl haybeye 45 milyon pound faiz ödemesi aynı zamanda 2017’e kadar kulübün gelirlerini bir anlamda ipotek altına alması demek.

İşte Red Knight’ın da ortaya çıkışı bu finansal durum sonunda çıkıyor. Buna karşılık Malcolm Glazer tok satıcıyı oynuyor. 2 oğlunu ve kızını da denetleme kuruluna sokarak” boşuna uğraşmayın ben buraya kök salıyorum” imajını veriyor. Red Knights’ın yapabileceği ise pazarlık masasına oturmadan olabildiğince Glazer’ın üstünde baskı oluşturarak elini kuvvetlendirmek. Kamuoyu yüzü olarak Beckham’dan daha iyi bir figür olamazdı sanırım.

12.03.2010

Yeni Dönem

Pazarlamanın değişen kurallarını anlatmak için hep şu örnek verilir: Eskiden üretici üretir ve satışa sunar, tüketicinin satın almasını beklerdi. Artık önce tüketicinin ne istediğini öğreniyor, sonra ona göre ürün üretiyor. Açıkça söylemek gerekirse ortakafagol.com’un hikayesi de buna çok benziyor. Bundan 5.5 yıl önce henüz 19 yaşındayken bu siteyi Can ile kurduğumuzda kendi kafamızda ne varsa onları uygulamaştık. O dönemde pazarda tekel olunca da aslında bu sistem oldukça iyi işlemişti. Ne zaman ki pazarda inovatif çözümler üreten alternatifler (bloglar) çıktı o andan itibaren talebe karşılık verememeye başladık. Bunun sonucunda bundan 637 gün önce sitenin 2200 olan günlük sayfa gösterimi bugün itibariyle 220lere düşmüş durumda. 40 gündür yazı koymadığımızı düşünürsek bu bile başarı sayılmalı

Aslında talep basitti: “Aslında kafamda fikir var ama yazmaya vakit bulamıyorum!”. Hatta bi arkadaş şöyle demişti: “Ben ödevleri bile yapmaya üşenirken, koskoca makaleyi nasıl yazayım” Sanırım talebe cevap verecek çözümü bulmak için pazarlama bölümünü bitirmem gerekiyormuş :)

Neyse millet yazmamak için artık bahaneniz kalmadı! Çok değil bundan kısa bir süre öncesine kadar Hürriyet tarafından Türkiye’nin en iyi 100 futbol sitesinden biri seçilen, birçok dergiye konu olan, buradan çıkan yazarların dergilerde yazar olduğu sitemizi eski günlerine döndürmenin zamanı geldi. Elbette ki Emre Yalçın’ın kaleciler serisi gibi uzun makalelerimiz her zaman olacak. Bunun yanında yazarlarımızın günde 5 dakikalarını ayırıp iki satır çiziktirip kafalarındaki düşüncelerini bi post ile aktaracaklarını düşünüyorum.

Forum ve yazar sayfasından yaklaşık 35 tane invitation gönderdim. Sitede hangi e-mailiniz varsa oradadır. Kimse “vay efendim, ben sitenin bunca yıllık üyesiyim, bana göndermemişsin” demesin, ya mailini bulamamışımdır, ya da maili eskidir. Bana yeni mailini göndersin ben de atayım invitation’ı

Hadi bakalım arkadaşlar, paylaşın kafanızdaki düşünceleri.

İlker

Dip Not: Eski sitedeki yazıları nasıl kurtaracağımızı bulana kadar eski site açık kalacaktır. www.ortakafagol.com/default.asp adresinden ulaşabilirsiniz.