29.03.2013
4.09.2012
Şampiyonlar Ligi H Grubu : Kapalı Kutular
Kuralar çekileli epey oldu ama biraz geç de olsa Galatasaray'ın ve grubunun analizini yapalım.
Öncelikle şunu söylemeliyim. Kuradan sonra Türk spor kamuoyunda iki tane bakış açısı var. Bir taraf "şeker gibi kura" derken temkinli olan taraf "Şampiyonlar Ligi'nde her takım güçlüdür" klişesini ortaya koyuyor. Tamam Galatasaray Ajax'ın yerinde olup Real Madrid, City ve Dortmund'la aynı grupta olabilirdi. Yine de Türk spor kamuoyunun bu ukalalığını anlamıyorum. " Şeker gibi kura " diyenlerin nasıl yanılacağını maçlar başladıktan sonra göreceğiz. " Şampiyonlar Ligi'nde her takım güçlüldür" klişesi ise bizim gibi ülkelerin insanlarının söylememesi gereken bir söz. Kimse farkında değil ki Galatasaray da o küçümsenen Şampiyonlar Ligi'ndeki "her takım" dan biri. Yani nasıl ki biz son torbadan Dortmund'u seçmedik diye seviniyorsak, Rumenler de Juventus'u seçmedim diye seviniyor. Biz neyiz ki Braga'yı, Cluj'u "Şampiyonlar Ligi'ndeki her takım" statüsüne sokup küçük görüyoruz. Bırakalım bu lafları Manchester United taraftarları söylesin. İşimizi ciddiye alalım, hazır iyi kura çekmişken şu gruptan çıkalım.
Bu uzun girişten sonra grup hakkında yorum yapmaya başlayabiliriz. Braga da Cluj da bizim için kapalı kutu. Liglerini izleme şansımız yok, yalnız Braga'yı geçtiğimiz yıl Beşiktaş karşısında izlemiştik. Eğer pozitif yönde değişen bir şey yoksa Braga'nın Galatasaray'dan kötü olduğunu söyleyebiliriz. Tabii şunu unutmayalım, UEFA'da final oynadıktan sonra ertesi yıl aynı kupaya konsantre olmak zor. Geçtiğimiz yıl Braga bunun sıkıntısını yaşadı. Bu yıl farklı bir motivasyon ile Galatasaray karşısında olacaklar ve hiçbir şey olmasa da bir ekol ülkenin takımı.
Cluj da yine bir kapalı kutu. Ancak bu kapalı kutunun içinden kimse Barcelona, Chelsea ayarında bir takım çıkmasını beklemiyor. Hatta Ajax, Schalke kalitesinde bir takım çıkması bile sürpriz olacaktır. Burada Galatasaray teknik heyetinin yapması gereken rakibini iyi izleyip, analizini yapmak ve hafife almadan takımı hazırlamak. Sonrası kendiliğinden gelecektir.
Gelelim Manchester United'a. Bir çok Galatasaraylı birincilik için Manchester ile çekişiriz dese de bu pek inandırıcı değil. Geçtiğimiz yıl büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp gruptan çıkamayan Manchester ekibi bu yıl gruplarda işi fazlasıyla ciddiye alacaktır. Üstelik Galatasaray ilk maçını Old Trafford'da oynayacak. Ben buradan bırakın puan çıkarmayı alınacak 2-3 farklı mağlubiyete bile razıyım. Allah muhafaza Galatasaray ilk maçta fark yerse, bozulacak moralleri toparlamak zor olur. Tabi Fatih Terim'in 1999'da Chelsea hezimeti sonrası takımı nasıl toparladığını da unutmayalım.
Galatasaray'a gelince. Türkiye'de neredeyse her maçını izlediğim Galatasaray da benim için kapalı kutu. Çünkü geçtiğimiz yıl Fatih Terim yönetiminde yeniden yapılanan ve Hakan Balta dışında ilk on biri tamamen değişen Galatasaray ilk kez Avrupa sahnesine çıkacak. Bu takım geçtiğimiz yıl ligin en az gol yiyen ve en çok gol atan takımıydı. Bu yıl üstüne olumlu ilaveler yapıldı. Rakiplerinin durumunu da düşündüğümüzde şu an Türkiye liginin net bir şekilde en iyi takımı Galatasaray. Ancak bu Avrupa arenesında da başarılı olacağı anlamına gelmiyor. Manchester United'ı bir kenara koyarsak Galatasaray kendisinden düşük bütçeli ama iyi mücadele eden, iyi organize olan, disiplinli ve sistemli oynayan, kısacası "Avrupa takımları" ile mücadele edecek. Eğer rakiplerin analizi ciddi ve iyi yapılırsa ve Galatasaray burada değinmeyeceğim küçük çaplı sorunlarına çözüm bulursa Manchester United'ın arkasından bu gruptan çıkacaktır. Tabii kapalı kutuların içinden canavarlar çıkmazsa..
13.05.2012
Trink!
23.11.2011
Beşiktaş - Galatasaray
Haber: Beşiktaş - Galatasaray maçında çıkan olaylar yüzünden iki takım da PFDK'ya sevk edildi.
Demek ki maçta olay çıkmasının deplasman seyircisi ile alakası yokmuş. Galatasaray futbolcularının Kolezyum'da Roma halkının önüne atılan Spartacus'den farkı kalmış mıydı?
11.09.2011
Kader
"Değil Gutiler, Quaresmalar; Real Madrid'i, Barcelona'yı getirip şu lige dahil etseniz, birinden biri fikstürün ilk 3 haftasının birinde İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u çeker ve tökezler. Bu artık Türk futbolunun paradigması. Dört büyüklerin fikstür çekimine katılan temsilcileri "Bakalım bu sene hangimiz kötü başlayacak" diye geçirmiyorlarsa içlerinden, işlerini ciddiye almıyorlar demektir."Eski bir yazının girişi bu; geçen sezona Guti, Quaresma gibi önemli transferlerle giren ve Real Madrid meneili Schuster'i takımın başına getiren Beşiktaş'ın, ligin ikinci haftasında İstanbul Büyükşehir Belediyespor'a yenilmesi üzerine.
15.07.2011
"Terim Yine Ruh Çağırıyor"
"Galatasaray'da üçüncü dönemini yaşayan Fatih Terim, 'Bizim 1996-2000 arasında bir Galatasaray ruhumuz vardı; benim bütün derdim, niyetim onu geri getirebilmek, yoksa başarı da gelmez' dedi."

2.07.2011
Galatasaray ve Kaleci

22.06.2011
Yeni Başlayanlar İçin Muhasebe #4: Hüsn-i Talil

16.06.2011
18.05.2011
Terim' in Üçüncü Turu

31.01.2011
Nihayet

21.01.2011
3 Bomba Transfer!

Efendim Galatasaray'ı gelecek yıllara taşıyacak transferler yukarıda.
Kim bunlar yahu?
Galatasaray Taffarel, Popescu, Hagi, De Boer, Kewell, Baros, Neill'den sonra bu adamları mı buldu transfer edecek? Kaleci kendi takımında yedek, forvet dediğin adamın kimse tarafından esamesi okunmuyor, efendim Steaua'nın kurtarıcısıymış da, ümit vaad ediyormuş.. Galatasaray'ın ümit vaat edilmesine mi ihtiyaç var acaba, şu anki durumda?
Yekta'yı da umarım yemezler bu takımda...
Bir kulüp, sürekli aşağı doğru iner mi? Hiç mi ara vermez, silkinmez?
Bence yine Hagi'nin ve o rumen menajer kimdi -Becali?- cebine girecek paralardır, Galatasaray'ın vizyonunu çalan...
17.01.2011
Adnan Polat'ın Haddine mi?

Galatasaray Lisesi'nden ağabeyim Prof. Dr. Süheyl Batum'un şu yazısı için bana düşen sadece altına imza atmaktır:
Sevgili arkadaşlar,
Birinin Adnan Polat'a şunu hatırlatması gerek. O AKP'nin üyesi ya da Başbakan'ın paralı adamı değil, 106 yıllık Galatasaray'ın Başkanı. Bu nedenle, onun haddine değil, 200 kamera ile izlediğini ve protesto edenlerin bir daha stada sokulmayacağını söylemek.
Adnan polat bunları bilmeyebilir, başka bilmediğimiz, bilmek istemediğimiz nedenleri de olabilir, ama şunları mutlaka bilmesinin hatırlatması gerek ona;
1) Türkiye'de yapılan ilk stad Türk Telekom Arena değil, bu nedenle iki lafın birinde "Başbakanımız bu stadı yaptı" demesinin bir anlamı yok.
2) AKP'liler ve yandaşları öyle bir hava yayıyorlar ki, sanki daha önce Galatasaray'ın stadı yoktu, çadırda futbol oynuyorduk, sayelerinde ilk kez bir stadımız oldu. Oysa Arena'nın karşılığında neleri verdiğimizi, onlara ne kadar büyük bir para kazandırdığımızı, daha önce, bırakın bizleri, TOKİ Başkanı'nın bizzat kendisi söylemişti. Şimdi bunları AKP bilmeyebilir, Başbakan bilmeyebilir, ama 106 yıllık Galatasaray'ın Başkanının bilmemesi mümkün değildir, olmamalıdır.
3) TOKİ Başkanının daha söze başlar başlamaz devirdiği çamları duyan bir kişinin, AKP'nin bu açılışı, bir stad açılışından çok kendi propagandasına alet etmek istediğini anlamaması mümkün değildi. Bu nedenle buna tepki göstermeyen birinin, AKP'li olduğu için teki göstermemiş olması haklı görülebilir, ama Galatasaray Başkanı'nın bu sözleri yutması, en azından şu andaki makamı için mümkün değildir. Ve haddine de değildir.
4) Bugüne kadar Türkiye'de kaç stad yapılmıştır. İnönü Stadını Beşiktaş mı yapmıştır, Beşiktaş'ın Ihlamur'daki tesislerini Beşiktaş mı yapmıştır, Ali Sami Yen'i Galatasaray mı yapmıştır, ki bugüne kadar yapılan bu stadların hiç birine "Sayın Başbakanımız bize bunu yaptı" diye saymıyoruz da, ilk kez "Arena" için bu tür konuşmaları dinlemek zorunda bırakılıyoruz. Haydi bugün içinde bulunduğumuz siyasal durum bunu zorunlu kılıyor diyelim, ama yine de Adnan Polat, bulunduğu makam gereği, böyle bir "anlamsızlığı" yapabilir mi? Bir Galatasaray Başkanı'nın, "eskilerden bana ne, ben onları bilmem, bilmek zorunda da değilim" diye düşünmek ve böyle söylemek hakkı var mıdır? Olabilir mi?
5) Adnan Polat, Başbakan'ın yapımında kendisine çok yardımcı olduğu bir gökdelenin açılış töreninde, böyle neden söylendiği açıkça belli olan, mübalağlı takdir ifadelerinde bulunabilir, "Sayın Başbakanımız olmasaydı, ben bu gökdeleni dikemezdim" diyebilir. Ama daha önceki Başkanlar tarafından üst hakkı alınmış, yine başka Başkanlar zamanında yanına yeni yerler katılmış (mülkiyeti alınarak) bir Ali Sami Yen stadının tamamen bedelsiz olarak devredilmesi karşılığı yapılan bir Stadın açılışında, böyle ifadeler kullanabilir mi?
6) Dün TOKİ Başkanının daha söze başlar başlamaz, kullandığı ve "tüm Galatasaray Başkanlarını, yönetimlerini, geçmişini aşağılayan ifadelerine" (her ne kadar maalesef bazıları doğru olsa bile), her şeyden önce Galatasaray'ın şu andaki Başkanı olarak Adnan Polat'ın karşı çıkması gerekirdi. Galatasaray Kulübü'nün onurlu üyeleri ve taraftarları, "sadaka mantığının" kendileri için asla geçerli olmayacağını açıkça ortaya koymuşlardır. Bu mantığa ilk önce karşı çıkması gereken Başkan'ın bunları duymazdan gelmesi, hiç söylenmemiş varsayması, kabul edilebilir bir davranış değildir. Nedeni ne olursa olsun, bir Galatasaray Başkanı, bu sözleri duymazdan gelerek, tam tersine tepki gösterenleri cezalandıramayacağı gibi, böyle bir "yanlışlık içine girmeye" cesaret bile etmemelidir. Dediğim gibi gerekçeleri ve bildiğimiz ya da bilmediğimiz nedenleri ne olursa olsun!
7) Son olarak, dün Arena'nın açılışına gelenlerin tümü, kombine bilet alanlar, üyeler ve Divan üyeleri idi. Hariçten bilet satılmamıştı. Ve onların en azından yarısı protesto etti. Şimdi "Avrupa'ya açılan pencere" diye baktığımız Galatasaray'ımızın üyelerini ve kombine bilet alan taraftarlarını, stadı yakıp yıktıkları, şiddet olaylarına neden oldukları için değil, sadece Başbakan'ı ve anlamsız sözleri arka arkaya anlamsız bir biçimde yuvarlayan TOKİ Başkanını protesto ettikleri için, kameralardan izleyerek cezalandıracaklarını söylemek, Adnan Polat'ın kesinlikle haddine değildir. O, kendisini Başbakan'ın koruması zannedebilir ama unutmasın ki 106 yıllık Galatasaray Kulübünün şu anda Başkanıdır. Ve düşünce ve ifade özgürlüğünün her zaman savunucusu olmuş Galatasaray'ın Başkanı, hiç bir zaman, karşılığı ne olursa olsun, kendini bu duruma düşüremez. Düşürmemelidir. En azından Başkanlık görevi devam ederken...
Sonuç olarak, "Galatasaray'ımıza neden Batı'ya açılan pencere" dendiğini bir kez daha gördük. Son yılların "sadaka mantığına" sırt çeviren onurlu taraftarlarımızla ve üyelerimizle, bir kez daha gurur duydum. Aralarında olmaktan da onur duydum. Ve tüm bu geçmişi, tarihi bilmeyen ve Başbakan'ına tepki gösterildiği için, onları kameralardan izleyip cezalandırabileceğini zanneden bir Başkan'a sahip olmaktan da büyük üzüntü duydum.
Süheyl Batum (106-107)
16.01.2011
Adnan Polat Ne Dediğinin Farkında mı?
Toki başkanı açıklama yapıyor ve diyor ki:5.01.2011
12.12.2010
Bir Koltuk da Bana Getirin
Soğuk bir kış gününde evde oturmama rağmen çok da ilgimi çeken bir maç değildi. Lig TV'yi son 15 dakikada açtım, sırf taraftarların çaresizliğini ve küfürlerini dinleyip neşeleneyim diye. Geç kalmışım. Muhtemelen o küfürler daha 30. dakika dolmadan başlamış, soğuğun da etkisiyle artık tribünlerin son 15 dakikada küfredecek hali kalmamıştı. 9.12.2010
Geçmiş Zaman Olur Ki #1

1.12.2010
Yeni Başlayanlar İçin Muhasebe #1: Zarardan Kar
20.11.2010
Fatura


15.11.2010
2000 Sendromu






