Euro 2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Euro 2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16.05.2012
16.10.2011
Telekom Arena & Milli Takım taraftarlığı
Cüneyt Tanman'ın "Milli takım taraftarlığı kendini buldu" demesinin hemen bir ay sonrasında "bizde milli takım taraftarlığı yok, insanlar milli maça kulüp formasıyla geliyor; kendi futbolcusunu alkışlıyor" açıklamaları zaten içinde bulunduğumuz kişiliksiz futbol ile çok örtüşüyor. Kafalarda daha oturmuş bir fikir yokken ayaklardan da pek hayır gelmiyor.
Bizde milli takım taraftarlığının bir dönemi vardır. Eğer finaller dönemindeysek ve futbol ilgisinin başka bir yere kaymayacağı bir dönemde milli takım taraftarlığı vardır. Ancak liglerin arasına serpiştirilen eleme maçları pek de ilgimizi çekmiyor, konsantrasyonu sağlayamıyoruz. En nihayetinde vizeleri sallamayıp, finalleri beklemek gibi bir mentaliteye sahip bir toplumuz.
Bizde milli takım taraftarlığının bir dönemi vardır. Eğer finaller dönemindeysek ve futbol ilgisinin başka bir yere kaymayacağı bir dönemde milli takım taraftarlığı vardır. Ancak liglerin arasına serpiştirilen eleme maçları pek de ilgimizi çekmiyor, konsantrasyonu sağlayamıyoruz. En nihayetinde vizeleri sallamayıp, finalleri beklemek gibi bir mentaliteye sahip bir toplumuz.
***
Türk Telekom Arena, işyerime yürüyerek 10 dakika mesafede. Fırsat bu fırsat, Almanya maçına gittim. Bonjovi konserinde de gitmiştim ancak futbol için yapılan bir complexi esas işlevinde görmek çok farklı. Şunu çok rahat söyleyebilirim - diğer şehirlerdeki stadyumları görmediğim için - İstanbul'daki açık ara en iyi stadyum. Bir kere akustiği çok iyi. O beğenilmeyen seyirci skor 2-1 olunca acayip bir gürültü çıkardı. Bir Galatasaray - Fenerbahçe maçından durumu düşünemiyorum bile.
Amma velakin, Adnan Polat'ın bir an önce yol yordam yokken yapılan stadyum açılışında başbakan ıslıklanınca, o stadın dışına devlet daha sonra bir çivi bile çakmamış. Staddan çıkış tam bir işkence. 50 bin kişi 10 tane metro kapısından çıkmaya zorlanıyor. Bunun tek alternatifi tellerden tırmanıp kendiniz şantiyeye atmak oradan da TEM'e çıkmak -ki çokca yapılan bir durum -
***
Doğru düzgün top oynamadan ikinci olup Hırvatistan ile eşleştik. Modric, Kranjcar, Klasnic, Petric derken elbet favori değiliz. Tabiki Euro 2008'e bağlayacağız. Tabi ki Bilic çıkıp "4 senedir bu maçı bekliyoruz" diyecek. Ama...yapmıştık be!
29.03.2011
Türkiye - Avusturya
Maçın belki de en formda ismi Rıdvan Dilmen'di. Epey bir süredir bu kadar oyunu okuyarak yerinde yorumlar yaptığına şahit olmamıştık. 3 sene önceki Rıdvan'ı dinlemek büyük keyifti.Muhtemelen Hiddink'in kafasında bu kadar hızlı jenerasyon değiştirmek yoktu ancak Azerbaycan tramvasından sonra yapacak birşey kalmayınca bu değişim beklenenden hızlı gelişti. Hollanda, Kore denemeleri iyi güzel ama birden bire Nuri, M.Ekinci, Serdar Kesimal, Selçuk ve Burak'ı kadroya adapte etmek bu şekildeki gibi sahada birbirinden bihabersiz bir oyuncu grubunu oluşturuyor.
Gerçekten Rıdvan'ın dediği gibi Hamit, Selçuk, M.Ekinci, Arda ve Nuri'nin beşinin de topsuz oyunda hiç olmamaları hücumsal anlamda hiçbir şey üretememize yol açıyor.
Bir de şu Semih'i "Türk Solskjaer" yakıştırmaları ile kandıra kandıra adamı 28 yaşına getirdik. Yazık günahtır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
