İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com
tenis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tenis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.10.2011

Oradan Buradan

 Eve 10 dakika mesafede WTA championship oynanıyorsa en azından bir gün gitmek lazımdı. Hayatımda ilk defa tenis maçına gittim. Muhtemelen pahalı bir organizasyon olduğu için birçok sponsor almışlar ve Sinan Erdem'in için fuar alanı gibiydi. Hadi Wilson'un standını anladım ama halıcı ya da PTT stantları baya absürd olmuş.

Maçlara gelirsek: İki yarı finali arka arkaya izledik. Epeydir bir süperstarın olmadığı kadınlarda iki maçı izlemek epey yorucuydu. Hele ki Kvitova - Stosur maçı hiç rally olmadan, sürekli basit hatalarla geçen bir maç oldu. 5 saat kıçının üstüne oturarak maç izlemek zor işmiş. Bir insanlar yazın bunu açık havada nasıl yapıyorlar anlamıyorum.

***
Yusuf Namoğlu; kendini Erman Toroğlu ya da Ahmet Çakar falan mı zannediyor? Nasıl olur da Merkez Hakem Kurulu başkanı her hafta televizyona çıkıp da "bu hakem kötü yönetti, orada penaltı vermeliydi" diye açıklamalar yapabilir? 

***
Fener iyi top oynuyor. Epeydir bu kadar çok kaleyi yoklayan bir Fenerbahçe hatırlamıyorum. Emenike'nin Moskova'da yaptıklarını görünce iç geçirmemek elde değil. Bienvenu'den pek de bir numara olmayacakmış gibi geliyor. Caner de yeteneksiz oyuncu ama dikine gittiği sürece Aykut'un oyun sisteminde epey  iyi oyunlar sergileyebilir. 

***
City için sezon başında çok iyi hücum hattı falan demiştik ama 10 maçta 36 gol çok abartı olmuyor mu?

***
Son not futbol dışı. Florya'da yapılan İstanbul Akvaryum çok güzel olmuş. Baya büyük, bir sürü değişik deniz canlısı var. Çok keyifli bir 2 saat geçirdim. Tavsiye ederim.

17.07.2011

Tsonga - Djokovic

Ay başındaki Wimbledon yarı finalinden bir video. Sahalarımızda görmek istediğimiz türden sayılar.

Türkiye Tenis federasyonu yıl sonundaki turnuva için reklam filmi hazırlamış. Çok büyük şanssızlık ki şu anda kadınlarda ciddi bir süper star oyuncu bulunmuyor. Sürekli "şu vardı ne oldu?" tarzındaki oyuncularla o turnuva çok da ses getirmeyecek ne yazık ki.

24.06.2010

13. Gün: Almanya - İngiltere

- İngiltere maçını izlemek için Marmaristeydim. Bildiğiniz üzere seyehat acentası Thomson tarafından yapılan ankette Marmaris, İngilizler tarafından en çok tercih edilen üçüncü tatil merkezi olmuş. Haliyle de dün Marmaris'in herbir yeri St.John bayrakları ile donanmıştı.

- Oturduğum barda iki Türk, iki İskoç kalanı ağzına kadar dolup taşmış İngilizlerleydik. Slovenya öteki maçın sonucuna yattı. Sanırım biri kenardan "2-2" işareti yapmış ama maçtan sonra Slovenler, sahada timsah yürüyüşü yapmadılar.

-Maçta vuvuzela yerine, İngiliz taraftarların sesini duyduk. Gözlerim doldu.

- Maçı BBC'den izledik, TRT spikerlerinden bir maçlığına da olsun kurtuldum. Bu TRT spikerlerinin her yabancı ismini, İngilizce okumaya çalışmalarının mantığı nedir? Bir önceki gün spiker, Nijerya teknik direktörü Lagerback'ın ismini ısrarla "lecırbek" diye okudu.
- ABD'nin futbolda iyi olmasını hiç hazzetmeyenlerdenim. Yine de haklarını verelim. Turnuvanın en istekli top oynayan takımlarından biriler.

- Habertürk sanırım gazetede sayfa dolduracak konu bulamamış, gitmiş, " Dünya Kupası'nda hakemler bu kadar rezaletken, bu kupada nasıl Türk hakem olmaz" diye haber yapmış. Sanki 2 ay önce, her haftasonu ligde oynanan maçlar sonrası hakemleri yerden yere vuran kendileri değilmiş gibi. Sorunun cevabı da basit: UEFA'nın elit klas hakem listesinde hakemimiz yok.
- Akşam maçlarını izlemek yerine, NTVspor'da tarihe tanıklık etmeyi tercih ettim. Mahlut-Isner arasındaki maç 10 saati buldu ve tenis tarihinin en uzun süreli maçı olarak tarihe geçti. Ancak henüz maç bitmedi. Hava karardığı için, salı günü başlayan maç üçüncü gününe uzadı.

- İyi ki akşam maçlarını izlememişim. Bir ara reklam arası verildiğinde, Almanya maçını açtım. Ömer Üründül, maçlar falanca skorla biterse Gana ile Sırbistan kuraya kalır yorumunda bulundu; sanki Gana, Sırbistan'ı yenip ikili averajda üstünlüğü ele almamış gibi. Adam daha dörtlü grupta puan hesabını yapamıyor, koskoca Burger King'in hesaplarını nasıl tutuyor merak ediyorum.

5.06.2010

Ah Mary Vah Mary!

Steffi Graf'tan bu yana şu oyunun kadınlar kısmında yıldız olmadığını herkes kabul ediyordur herhalde. Fransa Açık'ın bu yılki finalinde adını daha önce hiç duymadığım iki kadın karşılaştı.

"Hangi sporda şampiyonluk sevinci yaşamak istersin?" diye sorsalar hiç düşünmeden tenis derim. Schiavone de şampiyonluk sevincinin hakkını verdi.

Maçtan ziyade aklımda Mary Pierce kaldı. Örgülü saçlarıyla aklımıza kazınan Fransız enine epey bir genişlemiş. Oysa ki bundan 10 sene evvel aynı kortta şampiyon olurken şöyle akrobatik haraketler çekerdi: