İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com
Premier Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Premier Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.05.2016

FPL'de Şampiyon VfB Gegenpressing

18 takımla başladığımız geleneksel fantasy premierleague OrtaKafaGol ligi bu yıl büyük çekişmeye sahne oldu. Premierleague'te yaşanan sürprizler fantazi futbola da yansıyıp bir de bu yılın yenilikleri olan çipler de devreye girince son haftaya kadar kopma yaşanmadı ve 5 takım son maçlara şampiyonluk iddiasıyla girdiler.

Son hafta bench boost desteğini kullanan Can Özenç'in yönetimindeki VfB Gegenpressing böylelikle yedek kalecisinden 2 puan daha aldı ve 2. sıradaki Grungium ile arasındaki farkı belirleyen de bu iki puan oldu.

Can Özenç'i bir kez daha tebrik ederken, katılan herkese teşekkür ederiz. 15 Temmuz'da yeni sezon kayıtlarıyla oyuna kaldığımız yerden devam edeceğiz.

12.02.2014

Orta Yapma Sanatı

Vakti zamanında İngiliz basını David Beckham'ı "dünyanın en iyi orta yapan oyuncusu" ilan etmişlerdi. Bu şekilde kendi kendilerine gelin güvey olmuşlar zira; dikine futboluyla bilinen Almanya ya da tiki-taka futbollu İspanya'da orta yapmak çok da matah bir şey kabul edilmiyordu.

Zira bunun doğruluğu haftasonu bir kez daha ortaya çıktı. Manchester United, Fulham maçını 81 orta girişimi ile tamamlayıp tek bir gol bulamadı. Meraklısı varsa United'ın maçtaki tüm ortalarını aşağıdan izleyebilirsiniz.


19.07.2013

Fantasty Premier League


Premierleague'de sezonun başlamasına bir ay kala Fantasy Premier League kapıları açıldı.

Bu yılın Michu'su, Fellaini'si kim olacak? Robin Van Persie'ye 14 milyon vermeye değer mi? 3-4-3 mü, 3-5-2 mi? Geçen yılın şampiyonu olarak ünvanımı koruyabilecek miyim? Bunun gibi daha birçok soru ile oyuna başlıyoruz.

OrtaKafaGol ligini yeniledim. Eğer daha önceden ligteyseniz yeni birşey yapmanıza gerek yok. Yok değilseniz 36647-44889 kodu ile kayıt yapabilirsiniz. Başlamak için buraya tıklayınız.


24.04.2013

Takımı Suarez Üzerine İnşa Etmek


Liverpool oyuncusu Luiz Suarez, Chelsea maçında İvanoviç’in kolunu ısırdığı gerekçesiyle FA tarafından 10 maçlık bir cezaya çarptırılmış. Ajax’taki günlerinde rakibinin kulağını ısırdığı için, Liverpool kariyerinde ise Patrice Evra’ya ırkçı küfürler sarf ettiği ve hakemi aldatmaya yönelik hareketlerde bulunduğu için benzeri disiplin cezalarına çarptırılan Uruguaylı forvetin adı, son zamanlarda Bayern Münih adının geçtiği transfer dedikodularında anılıyordu.

Suarez bu sezon 33 maçta 23 gol 8 asist kaydetmiş. Tabii ki de etkileyici bir oyun. Fakat İnternet çağıyla beraber iyice önem kazanan pazarlama, halkla ilişkiler gibi öğelerin futbol kulüpleri için hayati önem taşıdığı günümüzde, Liverpool gibi köklü bir kulübün şu belgeselde görüldüğü gibi takımı Suarez gibi bir kişiliğin üzerine inşa etmeye çalışmasını anlamsız buluyorum. Hele hele Barcelona’yı hezimete uğratıp “Avrupa’nın en büyüğü biziz” beyanında bulunan Bayern’in de oyuncuyu transfer etme teşebbüsünü daha da yadırgıyorum. Sadece yetenek bu kadar pahalı olmamalı.
 

27.12.2012

Keep Calm and Pass me the ball

Fulham lige iyi başlamasının ardından, Bryan Ruiz'in sakatlanması, Hangelaand'ın 3 maçlık cezası ile birlikte serbest düşüşe geçmiş ve son 10 maçta sadece 1 galibiyet alabilmişti. Ligin en zayıf kadrolarından Southampton toparlanmak için güzel bir rakipti.

Nihayetinde 26-31 Aralık dönemlerinde 11 maçta 14 gol atan Berba yine Noel dönemini boş geçmedi ve golünü attı. Sonrasında da t-shirtünü çıkartıp "Keep Calm" espirisi yaptı.

Ama neticede maç 1-1 bitti ve Fulham yine kazanamadı.

14.09.2012

2012-13 Premier League Kadro Mühendisliği - Başaltı


TOTTENHAM: Kaleciyi değiştirdiler ama halen yaşlı kurdu oynatıyorlar. Defans hattı dengeli isimlerden oluşuyor. Vertonghen eklemesinin değeri ileride daha iyi anlaşılacak. Stoper yedekleri yeterli ancak özellikle sol bek alternatifi soru işareti.
Orta sahada Hırvat dinamoyu kaybederek önemli güç erozyonuna uğradılar. Yetenekli portakalı da kadroda tutamadılar. Yeni gelen Dempsey farklı tipte bir oyuncu ve bence ancak adada katkı verir. Geçen sene son dakikada ŞL biletini kaçırmaları planlarını bozdu. S.Parker performansını artırmalı. Yedeklerde ise göze çarpan isim Huddlestone ve ismi uzun İzlandalı. Özellikle İzlandalının geçen seneki performansına ulaşması takımın hedeflerini değiştirebilir.
Forvete yazdığım Bale takımda kalmaya karar vererek önemli bir fedakârlıkta bulundu. Ancak kariyeri için doğru hareket edip etmediğini ileride göreceğiz. Lennon her zaman dikkate alınması gereken bir güç. Adebayor hamlesi de hücum gücüne önemli bir katkı oldu. Avrupa futbolunda azalmaya başlayan fizikli santrafor tipinin son iyi örneklerinden Togolunun PL’de halen söyleyecek sözü olduğuna inanıyorum. Yedeklerdeki Defoe ve Dembele isimleri de her zaman gol bulabilecek isimler. Genç Portekizli antrenörün son şansını iyi değerlendirmesi için kadrosunu en verimli şekilde kullanması şart. Bana sorarsanız Spurs organizasyonun en hatalı kararı da lige uygun olmayan bu koça bir şans daha vermesi oldu.
Eksiklerine rağmen Güney Londra ekibinin ilk dördü zorlayacak takım olmaya en büyük aday olduğunu düşünüyorum. Aslar ve yedekler arasındaki fark keşke biraz daha az olsaydı.

LIVERPOOL: Eski günlerini arayan taraftarların bile yavaş yavaş umudunu yitirdiği ligin tarih öncesi kralı Kızıllar, bu sene en azından beklentilerini düşük tutuyorlar. En iyimser taraftarın bile bu kadrodan şampiyonluk beklemesi hafif bir gülümsemeyle karşılanıyor.
Kağıt üzerinde çok kötü olmayan bir savunmaya sahipler ancak takım olarak performansları düştükçe savunma oyuncularının da özellikleri parlamıyor. Oysa gerek G.Johnson olsun, gerek J.Enrique olsun kalbur üstü bekler. Ayrıca iki santrhaf da zamanında üst düzey performans sergilemişlerdi. E, kalecileri bir zamanlar İngiltere milli takımı için isteniyordu. Ne oldu da bu takım üst üste iyi skorlara hasret kaldı? Bir defa savunmada yedekleri çok zayıf. Yüksek hedefler için gerçekçi değil. İkincisi ve daha önemlisi orta saha Lucas’ın sakatlığından sonra geçen sene çok aksadı. Bu sene Gerard ile birlikte sağlam kalabilirlerse Anfield Road sakinlerini daha mutlu günler bekler. Bu bölgede oynaması için kiraladıkları Nuri’nin henüz yeterli olmadığını düşünüyorum. Bence zamanın da faydası olmayacak çünkü takımın geleneklerine ve sistemine uyacağını sanmıyorum. Londra onun için daha doğru bir adresti ancak orada da burada bulduğundan daha az şans bulacağı bir gerçekti. Burada oynamak istiyorsa güçlenmek ve cesaretini yeniden kazanmak zorunda. Rakibi Henderson için ise işler biraz daha kolay, o da bu ligde fazladan tecrübesi olmasından dolayı. Diğer alternatiflerin yeterli olduğunu düşünmüyorum.
Hücumda Suarez’in üzerinde tüm yük. Downing’in bu saatten sonra bir üst seviyeye geçmesini beklemiyorum ve Borini bir kumar. Kötü değil, alınabilir bir risk ancak yine de ne yapacağını henüz bilmiyoruz. Bu bölgede daha performansı kanıtlanmış bir oyuncuya ihtiyacı vardı takımın. Assaidi ve Samed de yedekte bulunsun diye alındılar ve özellikle Samed için yetenek sıkıntısı çekilen bu dönemin önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. Assaidi’nin de öncelikli hedefi kadroya girmek olmalı.
Koç Rodgers daha güçlü bir kadroyu yönetmeyi hak ediyordu ancak mevcut kadrodan dolayı beklentilerin düşük olmasını lehine çevirebilir. Sürpriz bir ilk dört sonucu Liverpool kariyeri için mükemmel bir başlangıç olacaktır.

NEWCASTLE: Bu bölümde incelediğim dört takım içinde en zayıf defansa sahipler. Hollandalı kaleci milli takıma kadar yükseldi ve sürekliliğini koruyabilir. Bekler genç ve potansiyelli ancak bu seviye için yeterli değiller. Ortadaysa eski bir yetenek ile yeni yükselmekte olan bir İngiliz bulunmakta. Geçen sene bu ortaklık fena işlememişti, bu sezonu da böyle aşacaklardır. Ancak yedekler as kadroyu zorlayacak durumda değil ve sezon boyu alarm zilleri kendilerini bekliyor. Anlaşılan yetenekli file bekçilerine fazla güveniyorlar.
Orta üçlülerini yitirmemeleri umut verici. Cabaye ve Tiote hedefleri için uygun oyuncular. Ben Arfa’da fazlasıyla yetenekli bir yaratıcı. Ancak kulübe problemi burada da devam ediyor. Sürpriz performanslara muhtaçlar.
Forvetleri Afrika Kupası’na dek işleyecektir, sonrası meçhul. Yine de oyuncularını kadroda tutmaları başarı sayılmalı. Yedek kardeşler için o kadar umutlu konuşamayacağım. Birinden birinin bizim iş bilir Anadolu kulüplerimizden birine gelmesi yakındır.
Saksağanlar, Avrupa katılımı sağlayacak hangi sonucu alırsa alsın takdir edilmeli.

EVERTON: Maviler, geçen seneki başarıyı tekrarlamak istiyorlarsa iki önemli oyuncusuna gözü gibi bakmalı, satacaksa da karşılığında önemli bir değer almalı. Bunlardan birincisi sol bekte ve bu devrede göstereceği performansa bağlı olarak ayrılışı sene sonunu bile bulmayabilir. Defansın diğer oyuncuları da tecrübeli ve takıma alışmış oyuncular. Heitinga’nın gitmesine rıza gösterir gibi yapıp, gönder(e)meyerek takım içi huzuru bozmuş olabilirler. Yedeklerde ise ilk on biri zorlayacak bir oyuncu göremedim ben.
İkinci değer, orta sahada ve saç modeliyle tanınıyor. Bazen futbolcuların bu tip kendine haslıkları oyunları haricinde de ayırt edilebilmelerine yarıyor. Arteta ve Cahill’den sonra yetenekli Belçikalının gidişini kaldıramayabilirler. Barkley sürpriz bir gelişme göstermezse tabi. Merkezde daha çok alternatife sahip olmalıydılar. Belki gelecek parayla devre arasında takviye yaparlar.
Forvette Jelavic’in geçen seneki beklenmedik katkısı çok hoş oldu. Hem kendileri hem de fantezi lig severler için. Geri dönüş yapan Pienaar taraftarı heyecanlandırmaya kaldığı yerden devam edecek. Yunanistan’dan gelen Mirallas da bir başka merakla beklenen isim. Şahsen bu kadroya kanatlarda bir ya da iki tane daha delici oyuncu eklemesi yapılması gerektiğini savunuyorum.
Moyes, artık bu ligin demirbaşlarından sayılıyor. Takımını üst sıralarda tutmanın bir yolunu bulacaktır.


13.09.2012

2012-13 Premier League Kadro Mühendisliği - İlk Dört


Geçen sene başlattığım kadro mühendisliğini bu sene premier league takımları için uygulamak istedim. Puanlama transfermarkt.co.uk sitesindeki futbolcu değerlerine göre yapılmıştır. En yüksek toplam puanlı takımlardan başlayarak tüm takımları incelemeye çalışacağım. İlk on bire ve yedeklere oyuncu seçerken birkaç istisna dışında değerlerini önceliğe aldım. Bu istisnalar da ya uzun süreli sakatlık yaşamakta olan oyuncular, ya da menajerin ilk on bir tercihi olmayacağı aşikar durumlardır. Tartışılır tercihlerim olduğunu kabul ediyorum, takım takım analizlerde sebeplerimi sunacağım.
Ayrıca her kadronun ilk on bir ile yedekler arasındaki puan farkı oranını yüzdelik olarak hesapladım. Özellikle ligde dengeli kadrolar daha başarılı oluyor kanımca.

M CITY: Geçen senenin şampiyonu mevcut kadrosunu koruyarak ve ufak eklemeler ile yeni sezona giriş yaptı. Son gün yapılan Maicon ve J.Garcia eklemeleri dikkat çekici. Kulübün patronları düşünüldüğünde bu yaz transfer piyasasında çok hareketli olmamaları hem şaşırtıcı hem de takdire şayan. Üstelik geçen senenin sonunda performans vermeye başlayan Tevez'in sene başında forma ulaşması yeni transfer etkisi yaratabilir. Aguero'nun sakatlığında ilaç gibi gelecektir City'e. Ancak süper Mario'nun yedek kulübesine ne kadar tahammül edeceği soru işareti.
Birincil defans hattını koruyan şampiyon, yedeklerde özellikle beklerde yaptığı Maicon şırıngasıyla rakiplerinin açık ara önünde. Toure'yi takımda tutarak bence sezon boyu faydalanabileceği bir alternatif yarattılar. Bu bölgede Micah da düşünülebilir, açık oynadıkları maçlarda Brezilyalı ile başlayabilirler sağda. Sol tarafta hem Clichy hem Kolarov bu seviyenin oyuncuları. Büyük sakatlık yaşamazlarsa bu bölgede sıkıntı yaşamayacaklardır.
Orta sahası çok kuvvetli bir takım City. Ancak Milner ve Barry gibi çok net olmayan iki merkez oyuncuya sahipler ve Toure'nin yedeği onun kadar performans sergilemeyebilir. Garcia transferi bu sıkıntının farkında olduklarının göstergesi. Ayrıca Rodwell de takıma alıştıkça ilk on biri zorlayacaktır.
Silva'nın sezona formsuz başlaması biraz panikletse de Nasri'nin yaratıcılık anlamında eksikleri kapatmaya yeteneği olduğuna inanıyorum. İki oyuncu da kanatlara kaymayı seven modern oyun kurucular. Yine de formda bir Silva'ya ihtiyaç uzun solukta mutlak görünüyor. Forvette sakatlanın Arjantinli'nin yerini önceki wonderkid aldı. İyi de oldu. Şahsi fikrim Tevez'in oyun sistemine ve lige daha uygun bir oyuncu olduğu. Mario'nun kibrinden vazgeçip bal yapması gerek. Kimse en iyi oyuncuları bile bir şey üretmedikleri takdirde sahada tutmaz. Dzeko transfer olamadığı için rolünü kabullenmeyecekse ileride baş ağrıtabilir. Oyuncunun kadro içindeki yeri açıklığa kavuşturulmalı. Bence bu takımda yedek güçten öteye gidemez, ki kendisi için de çok kötü bir durum değil.
Mancini geçen sene rotasyon yapmadığı için eleştiriliyordu, bu sene eleştirileri dinlemeli çünkü elinde uygun bir kadro var. ŞL'de daha ileri turlara çıkmak isteniyorsa kadronun idareli kullanılması diğer kulvarlardaki başarıları da etkileyecektir.
Kadro derinliğine baktığımıza toplamda %16lık fark bana göre ideal olan %15e çok yakın. Ancak defansta özellikle merkezde daha kaliteli yedekler olabilirdi. Forvet tercihlerim tartışılabilir, yedekleri daha değerli olmasına rağmen yıl boyu bu üçlünün daha çok kullanılacağını tahmin ediyorum.

M UTD: Ferguson devam ettiği sürece bu takımın yıldızı o olacak. Kim kaç milyon pounda gelirse gelsin. Uçan Hollandalı perfomansını artırmak istiyorsa patron ile iyi geçinmeli. Öte tarafta ise uzaklardan gelen umudun kendini kanıtlaması bekleniyor. Kadronun önemli defolarına rağmen şampiyonluğun en büyük ikinci favorisi halen aynı şehirden.
Defansta liderlik görevini Vidic devraldı ve bunu sonuna kadar hak ediyor. Ancak sorun şu ki simge isim Ferdinand yıllara direnemedi ve ilk on birdeki yerini taze kan P.Jones'a kaybetti. Jones'un sakatlığı boyunca şans bulacaktır Rio, belki de bu son şansıdır düzenli oynamak için. Sağ kanatta toy Rafael şans buluyor ve bunu iyi değerlendirmeli. Solda ise banko belli. Ferguson'un defansta rakiplerine göre daha şanssız olduğu açık, özellikle kaleci tercihinin sorgulanmaması için bu sene üst düzey bir performans sergilenmesi şart.
Orta sahada halen iki emektar kadroda, Giggs ve Scholes ancak benim puan tablolarımda değerleri çok düşük olduğu için yoklar. Tabi bu iki oyuncunun katkısı değerlerinin çok üstünde. Yine de Fergie'nin halen bu oyunculardan medet umması kadronun zaafiyetini de gösteriyor. Bu bölgeye yapılan Cleverly takviyesi mutlaka etkili olacaktır ancak kanamayı durdurur mu emin değilim. Öte yandan hücum yönündeki Kagawa denemesini olumlu buluyorum. Kagawa sisteme çabuk uyum sağlayacaktır. Ancak kendisinin varlığı Rooney ve RVP beraberliğini sorgulatıyor. Çünkü kanatlarda hareketli oyuncuları seven Fergie, Valencia ve Young gibi delicilerinden vazgeçmeyecekse bu beşliden birinin yedek oturması özellikle zor maçlarda elzem görünüyor. Şimdilik Rooney sakat olmadığı için bu tartışma su yüzüne çıkmış değil ancak bu senenin UTD cephesinde cevaplanması gereken en büyük sorusu olarak bunu görüyorum.
Forvete yapılan Hollandalı eklemesi çok şık oldu. Taraftarı olduğum kulübü can evinden vurmuş olsa da her iki taraf için de en hayırlısının gerçekleştiğine inanıyorum. RVP gollerine, özellikle adada devam edecektir. Takım arkadaşlarının onun hareketliliğine adapte olmasıyla M.UTD taraftarları uzun zaman gol görmeye hasret kalmayacaklar. Tabi bu ekleme geçen seneki düşüşüyle birlikte en çok Nani'yi olumsuz etkiledi. Ellerinden çıkaramamaları kötü oldu. Kendisinin bu takımda eski performanslarına ulaşabileceğine inanmıyorum artık. Zaten çok şans da bulacağını düşünmüyorum. Chico da her zaman ilk on birde veya kulübede olsun, takımda görmek isteyeceğiniz oyunculardan. Bana göre M.UTD'ın en güçlü bölgesi hücum oldu ve bu gücüyle hedeflerini gerçekleştirmeye çalışacak.
Kadro dengeli görünüyor. Tabi orta saha ve defans yedekleri kalitesi şehrin bu takımı için de eleştirilebilir. Ancak kadroda belirtmediğim Giggs ve Scholes kadroya kattıkları tecrübe ile bu açığı kapatacaktır. Şu anda görünen ne değerli hücum hattına sahipler, avantajını kullanmalılar.

CHELSEA: Maviler transfer döneminin şampiyonu oldu kanımca. Ancak bazı harcamalarını fazla buldum. Özellikle bitirici oyuncu almamaları başlarını ağrıtacaktır. Orta sahada güvendikleri gençlerin de performansı merakla bekleniyor. Bir diğer beklenen isim ise yeni değil ancak herkes yeni gibi olmasını istiyor; Torres. İspanyol'un gollerle barışması Londra ekibi taraftarlarını çok mutlu edecektir.
Son ŞL şampiyonu defansını korudu, iyi de etti. Bence ligin en oturmuş savunması. Ivanoviç parlıyor, Cole istikrarlı, D.Luiz ümit veriyor ve Terry yine sağlam duruyor. Bakmayın Ardalar'ın dörtlediğine, bu takım yine az gol yiyecektir. Yalnız dördüncü stoper olarak Ferreira'yı kadroda tutmalarına anlam veremiyorum.
Orta sahada Obi'nin iki alternatifini de gönderdiler takımdan ve Romelu'nun potansiyeline güvendiler. Ayrıca yeni aldıkları Marin ve Oscar'ın patlama yapmasını bekliyorlar. Oscar'ı bir kez izledim ve bana pek umut vermedi, zamanla daha iyi olacaktır. Herşeye rağmen günümüz oyununun en önemli bölgesine daha tartışılmaz eklemeler yapmalarını bekliyordum.
Hücumda bücür Mata'nın yanına en az onun kadar belki daha da yetenekli Hazard'ın monte ettiler. İlk haftalar sonuç oldukça parlak. Hazard böyle oynamaya devam ederse Torres'in yüzü sık sık güler. Şahsen kendisini gülerken izlemek daha güzel. Şu da bir gerçek ki Hazard'ın oyun içindeki sürekliliğini kaybetmemesi gerekiyor. Mata bana biraz takımın en yaratıcı oyuncu görevini devrettiği için mutsuz göründü. Onun da en çabuk zamanda adapte olması şart yeni görevine. Tüm umut verici gelişmelere rağmen Torres'in tek yedeğinin Sturridge olması ki aynı tipte değiller kabul edilemez. Chelsea bu sene kupalara ulaşamazsa bu yüzden olacak.
Kulüp çok para harcamasına rağmen yedek kulübesini halen yeterince güçlendiremedi. Uzun sezon boyu ilk on bir oyuncularının sağlığına duacı olacaklar. Üstelik bu sene milli elemeler senesi ve bu daha çok maç demek.

ARSENAL: Wenger geçen seneden farklı olarak bu sene başına gelecekleri biliyordu ve kayıplarına karşı daha hazırlıklıydı. Üstelik kesenin ağzını da açtı ancak bu sefer biraz fazla açtığını, özellikle milli maçların yıldızı Alman'ı olduğundan pahallıya kadrosuna kattığını düşünüyorum. Yeni bir Lig1 gol kralından medet umması da cabası. Herşeye rağmen pahallı da olsa yaptıkları İspanyol ekleme her şeyi değiştirebilir.
Defans aynı şeffaflıkta. Fransız'ın stiline uygun olarak teknik ancak yumuşak oyuncularla dolu. Üstelik en iyi oyuncularının sakatlık geçmişleri pek iç açıcı da değil. Sagna bütün sezonu çıkaracak mı? İngiliz yedeği bir adım ileriye taşıyabilecek mi oyununu? Solda Gibbs dertlere çare mi?(ki ben değerinden ötürü Santos'u yazdım ilk on bire)Ortada Fransız&Belçika yapımı devam eder mi? Bir taraftar olarak kendilerini aynı anda sahada görmekten çok memnunum ancak realist düşününce bu ikilinin bir takımı şampiyon yapabileceğinden kuşkuluyum. Üstelik yedekleri Alman'ın stili tamamen farklı. Kendisi daha kötü bir oyuncu olmasına rağmen oyunundan ötürü ilk on birde olmayı hak ediyor bence. Ve Vermaelen'in solda oynadığı düzen sanırım Kuzey Londralı'lar için en güvenli diziliş.
Orta sahada gitmek isteyenin yerini dolduracak olan Diaby bana sorarsanız çok daha iyi bir oyuncu. Lanet yüzünden geçirdiği kayıp yılları bu yıl tüm dualarımızla telafi edecek inşallah. Anfield Road'da da görüldüğü üzere takımın oyunu üzerinde çok etkisi var. Ancak bu senenin prensi yeni İspanyol. Her ne kadar Arteta'yı da çok takdir etsem de Cazorla takımın kaderini değiştirmeye aday görünüyor. Kupaya aç taraftarlar her gece yatmadan önce kendisinin sağlığı için tanrıya şükrediyorlar. Ayrıca henüz sahneye çıkmamış Wilshere tüm filmi yeniden yazabilir. Şimdilik dublörü Ramsey ile idare edecek taraftar.
Hücumda ise işler biraz karışık. Giden leblebinin yerine alınan kule taştan çıktı. Zaman çok kez ilaç görevini görmüştür ancak taşı yumuşatabileceğinden emin değilim. Giroud çok PL maçı izlemeli her şeyden önce. Kimse ondan gol kralı olmasını beklemiyor ancak açacağı boşluklar ve pas akışının devamını sağlaması hayati. Öte tarafta kanatlardan destek olması beklenen Podolski'nin de gol kaçırmayı ikinci bir emre kadar ertelemesini bekliyoruz. Verilen para verildi artık, tekrar tekrar gündeme getirmenin bir anlamı yok ama Alman oyuncunun da kendini sevdirmesi için somut katkı sunması şart. Üçüncü kuvvet olarak Walcott düşünülüyordu ancak bu aralar havasında değil. Dedikodular doğruysa havaya giremeden ayrılacak. Şahsi fikrim kendisinin potansiyeline inananları yarı yolda bıraktığı. Bu saatten sonra oyununda ilerleme beklemiyorum ama kadroda kaldığı sürece Wenger'in ondan katkı almanın bir yolunu bulması lazım. Diğer alternatif ise Gervinho. Onun bir sene daha kredisi var yoksa yerini yeni wonderkid Chamberlain'e kaptıracak. Chamakh'tan ise artık kimse bir şey beklemiyor.
Arsenal ilk onbiri ile yedekler arasında büyük fark yok, çünkü kadrosu şampiyonluk kazanabilecek kalitede değil. En iyi ihtimal üçüncü olacaklar ve hedef bu ise yeterli bir kadroya sahipler. FFP'nin uygulamaya geçmesiyle birkaç yıl sonra ekonomi profesörü zirve mücadelesine geri dönebilir. Tabi halen yerini koruyorsa.

24.08.2012

Topcast 23 Ağustos



Premierleague'de sezonun başlamasıyla neredeyse tüm maçların üzerinden geçtik. Cassano - Pazzini transferini konuştuk. Cuma Ali Uçar ve Ali Aktaş'ın katkıları ile.

22.08.2012

Topcast 16 Ağustos



 Programı geçen hafta kaydetmiştik yine de içeriğin geçerliliğini kaybetmemesi sebebiyle bloga taşıyorum. Programın başı çıkmamış ama yine de fantazi futbol ile bağlantılı olarak Premierleague, İtalya Kupası, Avrupa'da Yılın Futbolcusu ödülü ve Olimpiyatlar ana konularımızdı. Ali Aktaş ve Can Özenç ile birlikte keyifli bir program yaptık. Hemen bayram öncesi Topcast yapınca böyle aksaklıklar olabiliyor.

17.08.2012

Premier Lig Playlist


Hazır sitede haftalardır blogluyoruz, Fantazi Lig'i de kurduk, haftasonu başlayacak olan 2012-13 Premier Lig sezonu için bir de gaza getirici şarkı listesi hazırlayalım dedik. Britanya'nın yağmurlu, serin topraklarında çıkan, hardcore futbol şarkıları/marşları tercihimiz oldu. Dinleyin, maçlara konsantre olun. Sizi TV karşısında birkaç bira, cips daha almaya ikna edebildiysek, ya da gaza getirip haftaya bir halı saha maçı ayarlamaya ittiysek liste başarıya ulaşmış demektir.

16.08.2012

van Persie United'da




İlker bu akşamki TopCast’te bana sormadan bir iki bir şey karalayayım. RvP’nin transferi bu yaz sezonunda Premier Lig’in açık ara en büyük transferi olmayı garantiledi. Geçen sezon 30 küsür gol atan ve ligin en değerli oyuncusu seçilen van Persie, kariyerinin belki de en verimli olabileceği çağında hem de Arsenal’in ezeli rakibi United’a gidince spekülasyon kazanları da kaynamaya başladı. Kısa bir değerlendirmede bulunursak:

Manchester United cephesi:
+ Hem İngiltere’nin hem de şehrin kontrolünü City’e kaptırmak üzere oldukları bu kritik dönemde, dünya klasında bir forvet alarak takım içindeki morali yükselttiler ve “Biz de varız” dediler. Van Persie, Ferguson’ın son 5 yıldır United’a oynatmaya çalıştığı pasa dayalı oyunda coşabilecek, Rooney’e destek çıkabilecek bir forvet.
- Van Persie’ye ne kadar ihtiyaçları vardı? Takımın asıl sorununun orta sahanın ortası olduğunu sağır sultan bile biliyor. Kagawa o yükün ne kadarını karşılayabilecek? Cleverley oyununu bir kademe üste taşıyabilecek mi? Park da gitti. İçimden bir his, RvP’nin transferinin, takıma direkt bir katkıdan çok şov için yapıldığını (Lucas’ın PSG’ye kaptırılmasını hatırlayalım) söylüyor.
- United hisselerinin NYSE’ye taşındığı ve hiçbir hareketlenme göremeden Glazer’ların elinde patladığına tanıklık ettiğimiz şu zamanda RvP’ye verilen bonservis (23m £) ve yıllık nereeyse 10m ve yıllık nereeyse 10m £’lık maaş (sözleşmesi 4 yıllık) hiç de sorumlu bir harcama olarak gözükmüyor.

Arsenal cephesi:
+ Son 1 buçuk sezonu görmezden gelirsek “cam adam” denilebilecek, 29 yaşında, sözleşmesi 2013 Haziranında bitecek ve üstelik takımdan ayrılmayı kafasına koymuş bir süper yıldızı 23 milyon £’a satmak, her ne kadar ezeli rakibinize satıyor olsanız da, güzel bir başarı. ”Böyle başarı gelmez, Arsenal feeder club oldu” diyen liseliler şu takımların ekonomik durumlarını Google’dan araştırıp haftaya bize mail atsınlar: Portsmouth, Rangers, Milan, Beşiktaş, Malaga. Ödev, pdf formatında, 2 A4 sayfasını geçmemiş olsun.
+ Aşağı yukarı aynı paraya Cazorla, Podolski ve Giroud’u aldılar. Geçen sene Fabregas ve Nasri’de gafil avlanan Wenger, bu sene başına gelecekleri görmüş olacak, daha planlı davrandı.
- Vieira, Henry, Fabregas, RvP... Arsenal’in son 5 kaptanından 4’ü benzeri şekilde daha zengin veya başarılı takımlara satıldı. Bu, Wenger’in kendi eliyle takımın statüsünü küçültmesidir. Burada yanlış olan, bu oyuncuların satılmasından çok, her sene kaptanı kaybettiğinizde, liderlik vasıfları en üstün olan oyuncunuzu değil de, takımda  kalan en değerli oyuncunuzu kaptan yapmak.
- RvP’nin gidişi Song’un da Barça’ya gitmesini katalize edebilir. Sanılanın aksine, RvP’nin yeri dolar ama takımın şu sisteminde yeri dolmayacak tek oyuncu Song.

Bundan sonra ne olur?

  • City'nin United'ın bu hamlesi karşısında transfer yapacağına inanıyorum. Bu sezon bir tek Rodwell'i aldılar, o da 21 yaş altı olduğu, kadroya yazılabileceği için. Ellerinde çok fazla şişik sözleşmeli oyuncu var ve onlardan kurtulamadan doğru dürüst transfer yapamayabilirler.
  • Welbeck, Hernandez veya Berbatov'dan en az birinin United'dan tez zamanda ayrılacağını tahmin ediyorum.
  • Wenger'in demeçlerine bakılırsa Arsenal, Song'un ayrılması ihtimali haricinde takviye yapmayacak. Bana kalırsa, Song kalsa bile yine iyi bir Song yedeği gerek ama tabi bu sadece şahsi fikrim.

16.05.2012

10.05.2012

Topcast 9 Mayıs 2012



Bu hafta konular Avrupa Ligi, Arda Turan, İspanya, İtalya, Mençıstır kardeşler ve şike üzerinde yoğunlaştı. Ali Aktaş, İlker Dalgıç ve Can Özenç...

27.04.2012

Topcast 26.04.2012

26 Nisan Topcast'inde İlker ve Ali Aktaş ile ağırlıklı olarak Şampiyonlar Ligi'nden, Chelsea'nin Barça'yı destansı bir şekilde eleyişindnen, Di Matteo'nun görevde kalıp kalmayacağından, haftasonu İngiltere'de oynanacak olan muhteşem maçlardan, Fener'in CAS davasını geri çekmesinden ve Beşiktaş'ın mali iflasından bahsettik.

20.04.2012

TopCast 18.04.2012

Bu TopCast'te İlker ve Cuma Ali ile birlikte ağırlıklı olarak haftaiçindeki Şampiyonlar Ligi maçlarını, Premier Lig'de geçen hafta olan bitenleri ve Bundesliga'yı konuştuk.

13.03.2012

Noel Gallagher (Oasis) - Mario Balotelli Röportajı



İlker Dalgıç'la Ali Aktaş'ın 9 Mart'taki Topcast'te sözünü ettikleri röportaj budur. Röportajı izledikten sonra Noel Abi'mizin kulüpte ağır abi muamelesi gördüğünü ve kendisine deli gibi saygı duyulduğunu, Balotelli'nin ise sanıldığı kadar çılgın olmadığını görüyoruz.

17.02.2012

Topcast 16 Şubat 2012


Bu yayınımızda İlker ve Ali Aktaş'la beraber Afrika Kupası ve Zambiya ile başladık, oradan Glasgow Rangers ve Portsmouth'un iflasını tartıştık, sonra sırasıyla İngiltere, İspanya ve Serie A'ya atladık. Sonunda ise Avrupa Ligi, Beşiktaş, Trabzonspor ve Milan-Arsenal maçıyla bitirdik.