İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com
Hakan Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hakan Şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.01.2012


Hakan Şükür, Mustafa Denizli'nin asıl mesleğine dönüşü sonrası Maraton programı ile anlaşmış, o da asıl mesleğine dönecek, yeniden yorumcu olacak, artık doya doya konuşabilecekmiş.

Gerçi muhalefet milletvekilleri, bir milletvekilinin aynı zamanda bir şirket çalışanı olmasının imkanına dair, direkt başbakana hitaben soru önergesi bile verdiler ama, olur da engellenemezse, bakalım daha neler söyleyecek; Ersun Yanal ile olan sürtüşmesine, genç oyuncular için neler neler yaptığına, Galatasaray'dan haksız yere uzaklaştırıldığına, bıraksalar hâlâ nasıl futbol oynayabileceğine dair.


Bunlar da maziden:


31.01.2011

Nihayet

Önce eski yazıların linkini vereyim; Hakan Şükür' ün devamlı konuşması, her lafı dolandırıp kendisine haksızlık yapıldığına ve hâlâ oynayabileceğine bağlaması üzerine:


Bir de tabii, konuyla ilişkilendirilebilecek "2000 Ruhu" serisi var; bu acayip işin Hakan Şükür ayağından sonra yönetim ayağını da göstermesi bakımından:


Daha da isterseniz şu linke tıklayarak blogda yazılmış "Galatasaray" etiketli yazılara ulaşabilirsiniz, ki son bir senede yazılanların yarıdan fazlası kulübün içerisinde dönen absürd işlere dairdir:



Efendim nihayet, Hakan Şükür' ün futbola dönüşü ikinci bir ağızdan dile getirildi: Galatasaray kulübü divan kurulu üyesi sıfatıyla Yılmaz Toköz diye biri bir basın toplantısı düzenleyerek Hakan Şükür ile prensipte anlaştığını açıkladı.

Habere göre Hakan önce anternman eksiğini öne sürerek itiraz edecek olmuş, ama Yılmaz Bey' den gelen ve nedense kendisinin aklına gelmeyen 1 aylık çalışmayla açığını kapatma önerisi üzerine teklife ısınmaya başlamış.
Bence devamında ikna çabaları, ısrar, baskı derken Hakan' dan net bir evet de gelmiştir ama camia bu kadar hızlı bir gelişmeyi zor kaldıracağından hadise gündeme ağır ağır pompalanıyordur.

Vallahi, Galatasaray yönetimi o derece zıvanadan çıkmış vaziyette ki, "yok canım bunu da yapmazlar artık" diyecek adam ben tanımıyorum. Sadece heyecanla Hakan Şükür' den bu konu üzerine gelecek tevazu dolu açıklamaları bekliyorum.

7.06.2010

Ayaklar Durunca


Bloga "Hakan Şükür Konuşuyor" temalı bir yazı yazmıştım bir ay kadar evvel. Okumakta olduğunuz bu yazının temasını da, ileride bir gün referans teşkil edeceği muhakkak olduğundan, uyumlu olsun diye "Hakan Şükür Susmuyor" olarak atıyorum müsadenizle.

İlgili linki aşağıya ekleyeceğim; sadece haberin her bir paragrafının son kelimelerini buraya almak istiyorum:

... anlattı!
... dedi.
... diye konuştu.
... şeklinde cevap verdi.

Haberin tamamı ve videosu şurada:

8.05.2010

Megalomania


Kendisinden "biz" diye bahseden adamdan korkacaksın. Bu, megalomanlığın varabileceği en yüksek noktadır.

Resmi koydum, tespiti yaptım; aslında yazı burada bitebilir. Hakan Şükür'ün bulunduğu noktanın daha fazla bir yorumu hakettiğini düşünmüyorum açıkçası. Onun için yazının bundan sonrası, blog formatının yazar ve okuyucuya yüklediği "eğlenmek" misyonunun bir tezahürü olacak; daha fazlası değil.

Hakan Şükür, futbolu resmen bırakalı 2 yıl, fiilen bırakalı 5-6 yıl oldu. Bu benim yorumum; biraz abartılı bir yorumla "hiç başlamadı ki" diyenler de çıkabilir. Futbolu resmen bıraktığı günden beridir de konuşuyor; yazılar yazıyor, televizyonlara çıkıyor, yorumlar yapıyor, röportajlar veriyor.. Bütün konuşmaları da iki ana tema üzerinden; bir "bana haksızlık yapıldı", iki "şunu yaptım, bunu yaptım".

En son galiba bir radyo programına katılıp birinci tema üzerinden biraz daha geniş bir görüntü vermiş; "bize haksızlık yapıldı" diyor artık. Karışmasın diye belirteyim, "biz" diye bahsettiği birden fazla kişi değil, yine bizzat kendisi. Yazının girişinde buna değinmiştim.

Hayatının herhangi bir kesitine dair herhangi bir ayrıntıyı, büyük bir ustalıkla takımdan koparılışına ve şu anda bile (39 yaşında) oynasa mevcutlardan daha iyi performans göstereceğine bağlayabiliyor: "ne haber Hakan, nasılsın" diyene, "zımba gibiyim, iki gün kondüsyon yüklemesi yapsam kalan iki haftada gol krallığı potasına girerim, ama sormadılar işte hiç nasılsın diye" diyor belki de.

Zira, Arda'dan bahsediliyor; "ondan yeni bir Metin Oktay yaratmaya çalışıyorlar, bizim için (benim için demek istiyor) böyle bir çaba sarfetmediler, kendisiyle konuştum, yönetime güvenme dedim" diyor... Milli takımdan bahsediliyor; "Ersun Yanal şöyle yaptı, böyle yaptı, yönetim benim hakkımı savunmadı" diyor... Galatasaray forveti deniyor; "geri çağırsalar daha çok gol atardım" diyor... Bursaspor'un şampiyonluğu deniyor; "beni uzaklaştırmasalar şampiyonduk" diyor...

İkinci tema ise tek başına belki acıklı olacak ama birincisiyle birleşince sinir bozucu bir hal alabiliyor; gol attım, asist yaptım, yenilince ağladım, para istemedim, pul istemedim, kendi cebimden para verdim... En ilginci, Televole türevi programlarda Hakan Şükür izleyerek büyüyen bir nesli yok sayıp "televizyona çıkmazdım" diyebiliyor. İçeriye seçme kanalların mensupları dışında gazeteci/televizyoncu sokulmayan düğünün, ağaç dallarından zoomla çekim yapan kameralarla canlı yayınlandı be Hakan, yapma gözünü seveyim.


İki temanın da izlerini bulabileceğiniz son konuşmasının geniş bir özetini şuradan okuyabilirsiniz:

Hakan Şükür'den Büyük İddia / Milliyet