İyi bir spor seyircisiyim ve el verdiğince maçlara giderim. Gittiğim maçların birçoğunun da bileti bulunur. Bir göz atalım:
1996 Euro Stars: 500.000 TL (5 dolardan daha az)
2001 Şampiyonlar Ligi Çeyrek finali: GS - R.Madrid 5.000.000 TL (4 dolar)
2004 Olimpiyatları Basketbol grup maçı: 20 euro
2005 Şampiyonlar Ligi Finali: 90 Euro
2009 UEFA Finali: 100 euro
2009 CONCACAF Gold Cup çeyrek finalleri 2 maç bir arada: 30 dolar
2009 MLB Cubs - Nationals 20 dolar
2010 F1: 70 TL (45 dolar)
2010 Dünya Basketbol şampiyonası finali: 90 TL (60 dolar)
2010 İngiltere - Fransa 30 pound
2011 WTA Championship yarı finali: 20 TL (12 dolar)
2012 Dünya Salon Atletizim şampiyonası 3 günlük kombine 60 TL (35 dolar)
Gerek Türkiye'de gerek yurtdışında birçok büyük organizasyonda bulundum ve en düşük biletin 210 dolar olduğu Euroleague Final Four'u gibi bir organizasyona rastlamadım. Her ne kadar organizasyon iki günlük olsa da 385 TL - 1500 TL arasında değişen biletleri benim için fazla pahalı. Ha, pahalılık göreceli bir kavram zira biletler satışa çıktıktan 2,5 gün içinde 6 kategorinin 5'i tükendi bile. Ben bu satırları yazarken sadece 750 TL'lik bilet kaldı. Dileyen buraya tıklayıp son biletler de bitmeden bilet alabilir.
euroleague etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
euroleague etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26.01.2012
22.10.2011
Euroleague ilk hafta
NBA'deki lokavtın uzamasıyla NTVspor'da gözünü bu alana çevirmiş ve diğer yayını yaptığı her organizasyonda olduğu gibi bunun da hakkını veriyorlar. İlgiyi artırmak için sürekli ilgili programlar, sosyal medyayı işin içine katıp bir anlamda "user content" yaratma çabaları, hele ki final - four'un İstanbul'da olduğu senede organizasyonun değeri baya bir yükseliyor.
Sağolsunlar ilk haftadan 6 maç yayınlayarak topyekün bir giriş yaptılar. CSKA geçen pazar yazdığım gibi çok açık ara favori. Teodosic - Şişkauskas - Kirilenko - Khryapa - Kristic beşinin önünde durabilecek tek takım NBA'de sezon iptal edilir de dönerlerse Gasoller ve Calderonlu bir Barcelona olur. Yoksa şimdiden kupayı CSKA'ya verebiliriz.

Fenerbahçe'nin maçına gidecektim, son dakikada yalan oldu. Görünen o ki, şu kadroyla geçen sene yaptığımızdan daha iyisiniz yapamayız. Gerek Cumhurbaşkanlığı Kupası, gerek Caja Laboral gerekse de Antalya maçları gösterdi ki Fenerbahçe en azından şu anda geçen yıla göre zayıf bir takım. Gist, Jerrells eyvallah da, bu adamlar Partizan'ı nereye taşımışlar ki, Fenerbahçe'yi bir üst kademeye taşısınlar?
Hele ki Jerrells geldiği için Kinsey'nin gittiğini ve dahası Kinsey'nin Efes'te yaptıklarını görünce içim acıyor. Ukic bir point guard için yeterince bencildi, bir de yazın Eurobasket'te iyice pohpohlanınca bir tarafları kalkan Prezldic'in bencilliği eklenmiş. Sonuç: Bütün maçı sadece 5 asist ile maçı tamamlayan bir takım.
Efes ise çok sağlam olmuş. Çok sert savunma yapabiliyorlar. Fenerbahçe'nin tersine Vujacic ve Ersan çok rahat Efes'i bir kademe yukarıya taşıyacak hatta kanımca final-four'a sokacak hale getirmişler.Dahası bench de yeteri kadar kuvvetli bu da Efes'i 25-30 dakika değil 40 dakika üst düzeyde top oynayabilecek seviyeye getirmiş.
Galatasaray burada oynayarak önemli bir iş başarmış durumda ve şu anda Fenerbahçe'den çok daha iyi durumda. Zaten Cumhurbaşkanlığı Kupası ve ilk euroleague maçları bunun iyi bir göstergesi. Prokom, Kazan ya da Olimpia'dan ikisini geçmek zaten ana hedef olacak. Lokavt devam edip takım korunduğu sürece bunu yapabileceklerini düşünüyorum.
Sağolsunlar ilk haftadan 6 maç yayınlayarak topyekün bir giriş yaptılar. CSKA geçen pazar yazdığım gibi çok açık ara favori. Teodosic - Şişkauskas - Kirilenko - Khryapa - Kristic beşinin önünde durabilecek tek takım NBA'de sezon iptal edilir de dönerlerse Gasoller ve Calderonlu bir Barcelona olur. Yoksa şimdiden kupayı CSKA'ya verebiliriz.

Fenerbahçe'nin maçına gidecektim, son dakikada yalan oldu. Görünen o ki, şu kadroyla geçen sene yaptığımızdan daha iyisiniz yapamayız. Gerek Cumhurbaşkanlığı Kupası, gerek Caja Laboral gerekse de Antalya maçları gösterdi ki Fenerbahçe en azından şu anda geçen yıla göre zayıf bir takım. Gist, Jerrells eyvallah da, bu adamlar Partizan'ı nereye taşımışlar ki, Fenerbahçe'yi bir üst kademeye taşısınlar?
Hele ki Jerrells geldiği için Kinsey'nin gittiğini ve dahası Kinsey'nin Efes'te yaptıklarını görünce içim acıyor. Ukic bir point guard için yeterince bencildi, bir de yazın Eurobasket'te iyice pohpohlanınca bir tarafları kalkan Prezldic'in bencilliği eklenmiş. Sonuç: Bütün maçı sadece 5 asist ile maçı tamamlayan bir takım.
Efes ise çok sağlam olmuş. Çok sert savunma yapabiliyorlar. Fenerbahçe'nin tersine Vujacic ve Ersan çok rahat Efes'i bir kademe yukarıya taşıyacak hatta kanımca final-four'a sokacak hale getirmişler.Dahası bench de yeteri kadar kuvvetli bu da Efes'i 25-30 dakika değil 40 dakika üst düzeyde top oynayabilecek seviyeye getirmiş.
Galatasaray burada oynayarak önemli bir iş başarmış durumda ve şu anda Fenerbahçe'den çok daha iyi durumda. Zaten Cumhurbaşkanlığı Kupası ve ilk euroleague maçları bunun iyi bir göstergesi. Prokom, Kazan ya da Olimpia'dan ikisini geçmek zaten ana hedef olacak. Lokavt devam edip takım korunduğu sürece bunu yapabileceklerini düşünüyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

