
Aziz Yıldırım'ı hiç sevmem .Yaptığı çok doğru işlere rağmen gösterdiği aşırı kibir yüzünden. Diğerleri olmadan var olamayacağını anlamamasından.
Ama bu noktada hakkını teslim etmek gerek. Yaptığı yatırımların karşılığını özellikle parkelerde bir bir almaya başladı. Önce Voleybol takımının müthiş başarısı, şimdi de Basketbol takımının efsanevi zaferleri.
Söylemesi kolay tam 20 maçtır evinde yenilmeyen bir takım Olympiakos ve bu sene EuroLeague'in en büyük favorisi olduğunu, kadrosunda Dünya Şampiyonasının en parlak yıldızlarından Teodesic ile birlikte Avrupa'nın en iyi 3 kısa oyuncusunu bulundurduğunu söylememe gerek yok sanırım. İşte böyle bir takımı, olası bir ikili averaj durumunda rahatlıkla geride bırakabilecek şekilde, deplsamanda 14 sayı farkla yendi FB Ülker.
Bundan 3 ay önce Barcelona'yı İspanya'da yendiklerinde çok da takip etmediğim için bunun anlık bir süpriz sonuç olduğuna inanmıştım, nitekim Barcelona burda Fenerbahçe'yi yenmesini bilmişti.
Büyük bir mutlulukla dün akşam yüzümü kara çıkardı Fenerbahçeli oyuncular. 3. çeyrekte ritmini bulmaya başlamış Avrupa'nın en önemli kısalarına karşı müthiş bir mücadele, yardımlaşma ve savunma örneği gösterdiler. Geçen hafta seyrettiğim çerezlik BJK-Mersin maçından sonra, Euroleague standartlarında bu mücadeleyi gösterebilmenin önemini bir kez daha anladım.
Tekrar emeği geçen herkese, Ömer'e, Tomas'a, Ukic'e, Oğuz'a, Spahija'ya, Aydın Örs'e ve ismini sayamadığım onlarca insana helal olsun diyorum. Umarım önce Final Four ardından Kupa'ya uzanarak bir ilki gerçekleştiriler de bende büyük bir keyifle FB'li arkadaşlarımın bunu kafama kakmalarını dinlerim.