6.02.2012
Temiz Futbolla İmtihan
Sonda söylenmesi gerekeni sonda söyleyeceğim. Başta söyleyeceğim ise
hepinizin bildiği şikeli lig. Ne zamandan beri oynandığı meçhul olsa da
tevellüdü eski. Hele bir yirmi yıl sayarsın. Başta Beşiktaş olmak üzere, bazı
kulüpler, başkanları üzerinden dik ve onurlu duruştan bahsediyor ya, ben
onlara 100.yıllarını, menajerlerinin nasıl da takımı içerden sabote ettiğini
hatırlatayım yeter. Bilsinler de tribünlerde sahte kahramanların posterlerini
asmasınlar.
Gelelim asıl konumuza; Trabzonspor’a... Kupası çalındığından, hakkı
yendiğinden bahsetmeyeceğim. Kupasını almak ister ama verirlerse alacak.
Koparıp alacak dirayeti yok henüz. Kaderine razı yapısı var. Şikeden dolayı
toplanan federasyon genel kurulunda bile, adalet isteyemedi. ‘Talimatlar
uygulansın, suç işleyenler cezasını çeksin, Etik Kurul raporuna göre de kupa
Trabzon’a gelsin’ diyemedi. Üç cümle.
3 Temmuz’dan sonraydı. En fazla 50-60 gün sonra. Arşivlerde var, isteyen
bakabilir, dedik ki, ‘Bu davada taraf ol, şikayetçi ol, mağdur olarak suç
duyurusunda bulun.’ Hırsız ya da hırsızlardan şikayetçi olmak hakkın.
Mağduriyetini suç duyurusuyla pekiştiremedi. Yapsaydı UEFA’nın da işini
kolaylaştırırdı. Oturduğun yerden Plati’ni var nasılsa, İnfantino gerekeni
yapacaktır dersen, geldiğin noktaya da üzülmeyeceksin. Ki bu federasyoncular
da böyle kafalarına göre şikeli maçı uzatıp istedikleri anda da ‘Bitirdik
hadi evimize’ diyemeyeceklerdi. Bunları ve daha pek çoğunu yapamadı
Trabzonspor. Süreç de süreç dendi. Yok yargıyı, Aydınlar’ı, Etik Kurulu’nu,
Play-Off’u bekle.
Siyasette, bürokraside, mecliste orda burada sürekli temiz toplum nutukları
atanlar da ne yazık ki, sürecin 3 maymunu oldular. Adlarını yazmıyorum, siz
kim olduklarını anladınız. ‘Halkın avukatı, dik ve onurlu duran gazeteciler
onlar.’ Şikeci zihniyetinin YILMAZ savunucularına UĞUR’lar olsun diyoruz.
Fenerbahçe önemlidir, temiz futbol ondan sonra önemlidir. Kara parayı, suç
örgütünü yutkundunuz ya, bunu da yazdık bir yere.
Galiba son perdesi olmayacak bu işin. Fenerbahçe, aba altından sopa
göstererek hem kendini hem de kupasını kurtarma derdinde. Trabzonspor
kupaya odaklandı. Hak edilen şampiyonluğun kupasını verin demekten daha
masum ne olabilir. Kupasız 30 yıl geçiren taraftara bunu çok görmemek lazım.
Ancak kupamı verin derken, kendisini, futbolu, ülkeyi kirletenlere ‘Cezasını
verin, takipçisiyiz, tarafız. Kupa için değil temiz futbolun tarafındayız’
diyebilmelidir. Başbakan ne demişti; “BU SÜREÇ, FUTBOLDA BİR
TEMİZLENME-ARINMA SÜRECİDİR.” Başbakan sözü takip edilir, beklenir.
Takipçisiyiz, 100 yıl da geçse bekleyeceğiz.
Aytekin AKAY
23.11.2011
Beşiktaş - Galatasaray
Haber: Beşiktaş - Galatasaray maçında çıkan olaylar yüzünden iki takım da PFDK'ya sevk edildi.
Demek ki maçta olay çıkmasının deplasman seyircisi ile alakası yokmuş. Galatasaray futbolcularının Kolezyum'da Roma halkının önüne atılan Spartacus'den farkı kalmış mıydı?
22.11.2011
TFF
- İngiltere'de federasyon kupası 763 takımla oynanırken biz halen daha 57 takımla oynamaya devam edecek bir sistem ile devam ediyoruz. Çeyrek finallere kadar zaten ligin tepedeki takımları seribaşı sistemi de getirildiği için birbiriyle eşleşmeden gelecekler. Sonrasında 3 maçı öyle böyle kazanan UEFA kupasına gidecek. Öteki taraftan UEFA'ya gitmek için 34 lig maçı yaptıktan sonra bir de 6 play-off maçı yapacaksın.
- Play-off denmişken; bir baktılar ki ligin yarısından fazlası 5 ay boyunca maç yapmayacak. E hadi onlar için yüksek para ödüllü turnuva yapalım! Ligde bile kimse bu maçları sallamazken, özel turnuvadan nasıl bir beklentileri var? Sırf iddaa para ödüyor diye yapılan devre arası turnuvalarından ne farkı olacak ki?
- Kurban Bayramı'nda alt liglerdeki maçları tatil edip, İBB - Bursa maçını bayramın birinci günü saat 13.00'e koymak nasıl bir mantıktır ya? Bu maçlar birileri seyretsin diye oynanmıyor mu? O saatte insanlar kurban kesip, anasına babasına el öpmeye giderken maçın 16-17'de oynanamamasının sebebi nedir?
İddianame halen daha geçiştirilip duruyor. Sözde Hırvatistan maçından sonra açıklanmayacak mıydı bu iddianame? Tasarı değişecek, cezalar değişecek sonra bir bakmışız play-off zamanı cezalar açıklanacak!
21.08.2011
Tutuşan Digitürk Saçma Sapan İşlerin Peşinde
Şu 2 aydır yaşananlardan sonra herkes futbol ve liglerden soğuduğunda kabağın en çok senelik 321 milyon dolar veren Digitürk'ün başına patladığını çözmek için kahin olmaya gerek yok. Tam rakamlara ulaşmak mümkün değil ama liglerin de bir ay ertelenmesiyle LİG TV'nin epey bir kullanıcı kaybettiğini söylemeye gerek yok.1.06.2010
6+2+2%12/3,14=Türk futbolunun yabancı denklemsizliği
2008'in ocağında sırf fener şu sağdakini alsın diye TFF yabancı sınırlamasını 6+1'den 6+2'ye çıkarmıştı. 2010 haziranında sırf beşiktaş soldakini alabilsin diye 6+2+2 icat oldu. Bakalım galatasarayın başı sıkışınca ne uyduracaklar kıçlarından? TFF halen daha plandan, programdan, 2016'dan, 5 yıllık kalkınma planından falan bahsediyor di mi?"Marka değeri" lafını ağzına sakız yapan ama marka değerinin ağzına sıçan TFF'nin plan, programdan bahsederken, ne kadar planlı çalıştığını bir kez daha görmüş olduk.
Federasyonun "marka değeri"
Federasyonun "marka değeri" algısı
4.05.2010
Federasyonun "marka değeri"
Daha önce de yazmıştım, pazarlama kitaplarını açıp oradan bulduğu “Marka değeri” lafını ağzına sakız yapan amma velakin bundan bi bok anlamayan Türkiye Futbol Federayonu elindeki markaların ağzına sıçmak için her türlü çabayı sarf ediyor.
Geçtiğimiz yıl Bank Asya 1. Lig playofflarının finalini, Türkcell Süper Lig’in en kızıştığı 32. Haftada, Ankaragücü – Beşiktaş ve Hacettepe – Sivas maçlarıyla aynı saate koyup kimsenin ilgilenmediği bir maç haline getirerek hem bu lige sponsor olan Bank Asya’nın hem de yayıncısı Dsmart’ın yaptığı yatırımları hiçe sayan federasyon bunun bir benzerini de yarın Türkiye Kupası finali ile yapıyor.
Bu maçı haftaiçi mesai saatinde oynatarak TRT’nin kaybedeceği reklam değerinin ya da sponsor Ziraat Bankasının kaybedeceği marka görünümünün haddi hesabı yok. Bu yıl TRT bu maçları yayınlamak için 17 milyon dolar ödedi. Bu tarz keyfi bir karar sonrasında ben olsam gelecek yıl bu ihaleye 10 milyon dolardan fazla ödemem.
UEFA’nın sırf daha fazla insan Şampiyonlar Ligi finalini izlesin de daha fazla para kazanalım diyerek maçı cumartesine aldığı bir ortamda TFF “marka değeri”nden anca bu kadar anlıyor işte.
Dip Not: Şanlıurfa stadını da tarlanın ortasına dikmişler be kardeşim.
26.03.2010
"... Sert Konuştu"

Şenes Erzik dönemini, o zamanların futbolunda bu tür ayrıntıların yeri az olduğundan çok iyi hatırlamam, ama ilk Haluk Ulusoy döneminden beri (arada Hasan Doğan gibi istisnalar da var tabii) o koltuğa oturanın anında kalkıp konuşmaya başlaması gibi garip bir durum var. Efendi efendi de konuşmuyorlar; genelde, evet, "sert" konuşuyorlar. Ne garabet; aynı zamanda hukuki karar mercii de olan bir kurumun başındaki adam, bu kurumun yaptırım alanındaki başka adamlara karşı çıkıp sert konuşuyor. İşin beteri, kimsenin de dinlediği yok, onlar da aynı sertlikte cevap veriyorlar: Kulüpler Federasyon'a, Federasyon kulüplere, kulüpler birbirlerine... Kimileri var; önlerine gelen herkese..
Aslında futbol özelinde bütün bir memleketin durumu bu; herkesin Caps Lock tuşu açık.. Herkes özünde bir Sadri Yıldız.
Aşağıdaki bağlantıya tıklarsanız, Türkçe sayfalardaki "sert konuştu" içerikli haberleri sorgulayan bir Google araması ile karşılaşacaksınız. Ben bu linki oluşturduğumda arama 187.000 sonuç veriyordu; siz tıklayana kadar kim bilir kaç kişi daha "sert" konuşacak:
http://tinyurl.com/yeh6njb

