İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com
Brezilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Brezilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.07.2012

Brezilyalılar İyicene Popçu Olmuş

Bir önceki posttan sonra bunu atmasam olmazdı. Brezilya Olimpik futbol takımı kadrosu, yine aynı şarkıyı söylüyor. Gitar ve vokal Sandro'dan, koreografi yine Neymar'dan.

22.07.2012

Ya Topçu Ya Popçu olacaksın



Her yaza damgasını vuran bir şarkı vardır. Şu videoda  Milanlıların nasıl Ai Se Eu Te Pago dansı yaptığını işlemiştik. Bunun yanına gelen şarkı yine Brezilya'dan geldi. Michel Telo'da olduğu gibi Gusttavo Lima'da da Neymar başrol oynuyor. "Şu dünyada ya topçu ya popçu olacaksın" sözünden etkilenmiş olacak ki Neymar ikisini birden yapmaya çalışıyor.

Alakasız dip not: Gusttavo Lima dan süper topçu ismi olurmuş esasında.

17.06.2010

Brezilyalı'nın Topla İmtihanı

İtiraf edeyim, kupadaki ilk maçlarının tamamını izlemedim; son bir kaç senede izlemeye tahammül edemediğim takımlardan biridir zaten Brezilya Milli Takımı. Bu yazıyı yazarken ve hatta bu önyargıyı oluştururken herhangi bir nesnellik kaygısı gütmediğimden, Joga Bonitocu çıkışlara da karnım tok. Bu, biraz anti-Brezilya yazısı da olacak anlaşıldığı üzere, evet.

***
Çoğunuz, belki hiçbiriniz bilmezsiniz; Brezilya'da futbolun altyapısını kapsayan yazılı bir kanun var. 18 yaşını doldurduğunda tatbik edilecek değerlendirmede, bu kanunun nihai üç maddesini özümsediğine kanaat getirilmeyen futbolcuların profesyonel sözleşme imzalamaları devlet eliyle engelleniyor:

- Futbolcu, topla olan ilişkisini, ilk teması ile son teması arasında kendini izleyenlere belli edecek bir hareket yapmadan sonlandıramaz.
- Pas, gol ile eşdeğerdir; ancak icab ettiğinde, estetik bir sonuç doğurması kaçınılmaz olduğunda ya da yapacak başka bir şey kalmadığında atılır.
- Ayrıca pas, alanın değil, atanındır; takım arkadaşının beline giden bir estetik pas, golle sonuçlanacak bir düz pasa her şart altında tercih edilir.

***
"Brezilya, itiraz edilemez bir şekilde dünya futbolunun futbolcu fabrikası. Futbolun en üst düzeyde oynandığı yer kabul edilen Avrupa, Brezilyalı futbolcu kaynıyor. Kaba bir nicelik hesabıyla, herhangi bir ligdeki Brezilyalılar toplanıp takım kursa, o ligin zirvesine oynarlar."

Şüphesiz insanın zihnine bu intibayı işleyen en temel unsur; bu ülkede yetişen futbolcuların teknik kapasitelerinin ve saha içi görüşlerinin genel ortalamaya nispeten yüksekliği. Lakin, bir şeye aşırı değer verilmesinin, o şeyin kalitesini düşürdüğü artık bir hayat kaidesi. Brezilyalı futbolcular da, son 20 yılın Avrupa merkezli pragmatist futbolun futbolcuları iyice fizik güce endeksleyip tekdüzeleştirmesi sonucu, tek başına pek bir halta yaramayacak bireysel teknik özellikleri ile değerlendirilir oldular; artık her biri birer Abdurrahman Çelebi.

***
Futbol tarihi boyunca katıldığı hemen her turnuvada Brezilya milli takımının ilk ve hakiki rakibi kendisi oldu. Kendi içerisinde bir sorun yaşamadığı her turnuvanın mutlak favorisiydi, keza aynı şekilde sorunlu gittiği her turnuvada da muhtelif rezalet destanları yazdı.

Durum bugün de böyle. Brezilya, saha içinde 11 kişinin kafasına göre oynadığı; asgari bir birliktelik, zerre ahenk arz etmeyen kepaze bir takım. Büyük bir sürpriz olmazsa bu turnuvadan da hayal kırıklığı ile dönecekler.

27.12.2005

Brezilya

Katılma hakkını son anda elimizden kaçırdığımız 2006 Dünya Kupası’na 6 ay kadar bir süre kaldı. Kuralar çekildi. Grupları falan biliyorsunuz.. Bahsetmeye gerek yok.. (çok merak eden fifaworldcup.com dan öğrenebilir) Artık herkes 9 Haziran’daki Almanya-Kosta Rika maçının başlangıç düdüğünü bekliyor.. Ben de bu altı aylık süre içerisinde okurlarımızı elimden geldiğince Dünya Kupası’na hazırlamaya çalışacağım bu köşeden… Amacım Dünya Kupası’na kadar belli başlı takımları(yetişebilirse hepsini) tanıtmak, yorum yapmak..

İlk olarak,kupayı 5 kez ile en çok kazanan, şu anda da kağıt üzerinde en güçlü kadroya sahip olan Brezilya’yı mercek altına almak istedim.. Brezilya’nın kadrosunu incelemeden önce şunlardan bahsetmek gerek..


Bir kere adamlar bu kupayı beş kez ile en çok kazanan ülke.. 2006’da da kazanırsa en yakın rakipleri Almanya ve İtalya’yı ikiye katlamış olacak..
Herkesin bildiği şeyler bunlar ama adamlar resmen futbolla yatıp futbolla kalkıyorlar.. Ülke deki en büyük sektör tartışmasız futbol ve bu işten binlerce kişi ekmek yiyor.. Ayrıca yurtdışında 15.000 e yaklaşan Brezilyalı futbolcu olduğu söyleniyor ki bu müthiş bir rakam.. Zaten Dünya üzerinde en geri kalmış ülkelerden biri olan Brezilya bu kadar tanınıyorsa bunu futbola borçlu.. Örneğin ben çocukken Brezilya’yı Dünya’nın dev ülkelerinden biri sanardım..

Futbolun bu kadar sevildiği bir ülkede, herkesin iyi futbolcu olmasını ama belirli öne çıkan yıldızların olmamasını bekleyebilirsiniz. Demek istediğim 15.000 futbolcudan 100 tane milli olabilecek oyuncu çıkar ama 10 tane süper adam çıkmaz.. Yani şu anda bizim, Arjantin’in yaşadığı geniş kadro sorunu..


Ama Brezilya kadrosunun en güzel yanı kadrosunda süper yeteneklerin var olması ve ilk onbirlerinin aşağı yukarı belli olması… Bugün bir Dida, Lucio, Ronaldinho, Adriano gibi isimlerin yeri garanti takımda.. Bir de üstüne ilk onbiri zorlayamayacak ama yerlerini doldurabilecek yedekler… Ne diyelim??

Kadroyu saymaya başlamışken bir duralım ve Dida diyelim... Bana göre Dünya’nın en iyi kalecisi olan bu arkadaş takımın banko isimlerinden … Brezilya kalesinde Dünya’nın sayılı kalecilerinden birini bulunduruyor. Yedekliklerini ise Rogerio Ceni ve Marcos yapabilir..

Defansın göbeğinde ise Lucio’nun var olması güven verici.. Ekstra bir durum olmadığı takdirde gelecek yaz Almanya’nın muhteşem statlarında Lucio’yu bu kez Brezilya forması ile izleyeceğiz. Kişisel düşünceme göre o da Dünya’nın en iyi stoperi.. Fakat Brezilya defansı yine de göbekte sorun yaşıyor.. Çünkü Lucio’nun partnerinin kim olacağı konusunda bir belirsizlik var.. Demin bahsettiğim ‘nerede çokluk…’ hesabı bir durum.. Parreira, bu konuda sıkıntı yaşayacak gibi. Çünkü Juan,Roque Junior, Cris, Edmilson, Luisao gibi isimlerden hangisinin daha iyi olduğunu bulmak çok zor.. Geçen sezonu sakat geçirmese banko Edmilson olurdu ama.. Zaten artık dmc gibi oynamaya çalışıyor Barca’da... O nedenle Edmilson da tam olmuyor..


Bekler ise sorunsuz.. Tek sorun ileri fazla çıkmaları.. Dünya’nın en iyi hücum bekleri de olsalar yaşları itibariyle de geri dönmekte sorun yaşadılar mı Brezilya da sorun yaşıyor. Cafu ve Roberto Carlos biraz da 3-5-2 düzeninin bekleri. Zaten Scolari sırf onlar var diye 2002’de takımı 3-5-2 oynatmıştı. Fakat yine de Cafu ve Roberto Carlos’a sahip olan bir takıma bek pozisyonunda sıkıntı yaşıyor diyemeyiz.. Yerleri garanti fakat yedekleri de bir o kadar iyi.. Solda Gilberto, Gustavo Nery ve Slyvinho sağda da bir başka Barcalı Belletti, Maicon ve Cicinho(ismi çok hoşuma gidiyor) iyi yedekler. Bizim Milli Takım’ın bek sorunun düşününce keşke milli takımlar düzeyinde transfer olsaydı diyor insan.. Böylece federasyon da o kadar parayı sağa sola saçmamış olurdu..

Orta sahaya gelirsek… Göbekte çift önlibero olarak Emerson’un yeri garanti. Ben Emerson’u pek beğenmem ama iyidir gene abartıldığı kadar olmasa da.. Partner olarak ise birçok isim söz konusu.. En büyük aday Gliberto Silva gibi ama Beşiktaşlı Kleberson da olabilir, Galatasaray’ın almak istediği(sadece istediği) Ze Roberto da... Hatta bana kalırsa Fenerbahçeli Aurelio bile olabilir hatta olmalı.. Parreira orada Milan’daki Pirlo tarzı top yapan önlibero oynatmak isteyebilir. O zaman da Juninho Pernambucano bir aday..

Ve Brezilya deyince ilk akla gelen şey: Hücum hattı.. Burada Parreira çok akıllıca bir kararla kanat oyuncusu kullanmıyor.. Zaten beklerin yeteri kadar ileri çıktığı bir ortamda kanat oyuncusuna ne gerek var?? Ayrıca hücum hattınızda Kaka, Ronaldinho, Adriano, Ronaldo, Robinho gibi isimler varsa.. Parreira da bazen Kaka’yı sağa, Ronaldinho’yu da sola çekse de daha ziyade serbest bırakıyor bu isimleri.. İleride ise Konfederasyon Kupası’nda Robinho-Adriano oynadı ama Ronaldo gelince Robinho’ya yedeklik düşecek.. Ya da orta sahadan Kaka kesik yiyebilir. Adriano ve Ronaldinho’nun yeri ise şu an sağlam. Bence de Robinho yedek olmalı ve yedek olursa da turnuvanın süper yedeği olmaya şimdiden aday. İlerideki dört oyuncunun da yedekliğini yapabilecek olması bir başka avantaj. Hücum hattındaki bir diğer alternatif ise Baptista.. Ayrıca defansif orta sahanın da bir alternatifi kendisi.. Lyonlu Fred de forvet için bir aday..

Dikkat ederseniz bizim ülkemizde ‘süper kahraman’ olan Alex ve Ailton’dan hiç bahsetmedim. Yanlış anlamayın bu oyuncuları küçümsemiyorum ama bu iki isimden Ailton’un kadroya girmesi için olağanüstü olaylar olması gerekir. Alex ise kadroya girse de fazla oynayamaz..


Olayı böyle düşünürsek bizim Milli Takımımız bahsedildiği kadar güçlü olmadığını anlarız.. Demek istediğim kendimizi Brezilya ile kıyaslamayalım..

Sonuç olarak şu an itibariyle Brezilya tüm dünyaca Almanya 2006’nın favorisi. Belki konuşmak için daha erken ama ben de bir kura sorunu çıkmadığı takdirde son üç kupada olduğu gibi finale gelebileceklerini düşünüyorum. Ama benim favorim İngiltere(tabii elemeleri geçtiği takdirde)… Ve 4-5 ay önceki terör olaylarından sonra öldürülen gencin ardından gelen diplomatik kriz olası bir İngiltere-Brezilya maçını farklı boyutlara getirebilir.. Fakat futbolun güzelliği açısından defansif ve katı İngiltere ile ofansif ve açık Brezilya’nın kapışmasını izlemeyi hepimiz isteriz.. Değil mi??

Hadi Eyvallah…