İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com
Emre Kayrancı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emre Kayrancı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.05.2007

Bundesliga'da Haftanın Değerlendirmesi

Almanya 1.Ligi Bundesliga'da haftanın maçında gurbetçi oyuncularımızın da forma giydiği Schalke 04,deplasmanda lider Werder Bremen'i 2-0 gibi net bir skorla mağlup ederek liderlik koltuğuna oturdu. Schalke'nin galibiyetine sürpriz demek yersiz olur, ama kimse böyle bir skor beklemiyordu. Mavi beyazlı ekip müthiş bir futbol oynadı. Her maçı bol gollü geçen Werder Bremen bu maçta da bırakın golü, net pozisyonlara bile giremedi. Buna karşın kalesinde bir çok pozisyon gördü. Sezon boyunca savunmanın bel kemiği Bordon'un yaptığı hatalar nedeniyle birçok sıkıntı yaşayan Schalke 04, bu karşılaşmada Diego, Miroslav Klose gibi isimlere gol şansı tanımadı. Konuk ekibin golleri eski Glasgow Rangers’lı Danimarkalı oyuncu Lövenkrands'dan gelirken, 20.dakika sularında attığı gol izlenmeye değerdi. Milli ikizlerimiz Hamit ve Halil karşılaşmanın ikinci yarısında forma bulurken, diğer gurbetçimiz Mesut Özil forma şansı bulamadı. Schalke 04,bu galibiyetle yenilmezlik serisini 11 maça çıkardı.

Felix Magath’la yollarını ayırıp, takımın başına eski teknik direktörleri Ottmar Hitzfeld'i getiren B.Münih bu maçta da hüsrana uğradı. Kötü gidişine dur diyemeyen Bayern,Bavyera derbisinde iki senedir formunu giderek yükselten Nürnberg'e 3-0 yenildi. Ballack'ın ayrılmasından sonra önemli bir transfer yapamayan Münih, Owen Hargreaves'in de sakat olmasından etkilenerek bu aralar bocalama yaşıyor. Perulu golcüsü Cladio Pizarro'nun da seneye Juventus'a gideceği konuşulmaya başlandı.

Her sene sezona büyük umutlarla girip fazla birşey yapamayan Stuttgart, bu sezona diğer sezonların aksine süper başlamışlardı. Ama haftalar ilerledikçe büyük düşüş yaşadılar. Bu hafta deplasman da Dortmund'u yenerek düşüşe dur dediler.Dortmund ise Bayern'i yendikten sonra 2 maçını da kaybetti.

Milli oyuncumuz Yıldıray'ın da 86 dakika oynadığı karşılaşmada, Hertha Berlin Hamburg'u son dakika golüyle mağlup etti. Hertha son maçında Hannover'e farklı yenilmişti; herkes acaba Hamburg'un çıkış mçı bu olur mu diye düşünüyordu. Maça da iyi başladılar. Ama maça teknik direktörsüz çıkan Hamburg'un iyi oyunu onlara puan getiremedi.

Trabzon'dan ayrılan Brezilyalı oyuncu Marcelinho'nun da oynadığı Wolfsburg, Bayer Leverkusen'i 3-2 mağlup ederken, Herta Berlin'i beşleyen Hannover, Aachen'a da 4 gol attı.

Schalke 04 haftayı 45 puanla 1., Werder Bremen 42 puanla 2.,Stuttgart 38 puanla 3., Bayern de 34 puanla 4. kapattı. Son sırada ise bu sene şampiyonlar liginde de oynayan 15 puanlı Hamburg var...

5.02.2007

Grup Maçları Sonrası: A ve B Grupları

Sevgili okurlar şampiyonlar liginde gruplar bitti bildiğiniz gibi. Yakında maçlar başlayacak. Bende sizlere elimden geldiğince grup maçlarını değerlendireceğim. İkişerli gruplar halinde yazılarım sizlere olacak. İlginize teşekkürler.

A Grubu

Chelsea iki yıldır kendini eleyen şampiyonlar ligi şampiyonuyla aynı gruba düşüyor. 2005'te Liverpool'a elendiler onlar şampiyon oldu, 2006'da aynı gruptaydılar. Geçtiğimiz sezon Barca'ya elendiler, bu kez Katalanlar şampiyon oldu, ilginçtir ki bu sefer de Barcelonayla aynı gruba düştüler.

Kuralar çekildiğinde Barcelona’yla Chelsea'nin büyük favori olduğu aşikardı. Werder Bremen de onlara tehdit oluşturan bir takımdı. Thomas Schaaf yönetiminde Klasnic, Diego, Klose gibi oyuncularla hücuma yönelik süper bir futbol oynuyorlardı, sezona da iyi başlamışlardı. Levski Sofya'dan ise hiç bahsetmiyorum.

Barcelona sezona çok da iyi başlayamadı. Ronaldinho Dünya Kupası'ndaki kötü oyununu sürdürüyordu. Bunun üstüne Eto'o'nun daha sonrasında ise Messi'nin sakatlıkları da eklenince Chelsea'ye yenildiler, Werder Bremen'le berabere kaldılar. 5. maçlar da Chelsea-Werder Bremen'le Barça ise L. Sofya ile karşılaşıyordu. Herkes Mourinho'nun ekibinin maçı Werder Bremen'e vereceğini konuşuyordu. Werder maçı aldı her ne kadar iyi bir oyunla alsa da. Uxun süre Chelsea "yattı" iddiası hafızalardan silinmeyecek.

Grubun son haftasında oynanan Barcelona-Werder Bremen maçı her şeyi belirleyecekti. Bremen'in İspanya'da alacağı bir beraberlik ikinci tur için onlara yetiyordu. Ama Ronaldinho'nun yönetimindeki Barça daha ilk yarım saatlik bölümde 2-0 öne geçmişti. Kısacası Bremen'e yazık olmuştu. Başka bir grupta olsalar güle oynaya çıkarlardı. Levski Sofya ise 6 maçını da kaybederek, zamanında ülkemiz takımı Fenerbahçe'nin de yaptığı gibi "0" çekti. Ama Fenerbahçe hiç değilse o zamanki maçlarda 3 maçta son dakika golüyle yenilmişti. Levski en başarısız takım olarak tarihe geçti Şampiyonlar Ligi'nde. 1 gol attı 17 gol yedi.

B Grubu

B grubunda maçlar başlamadan önce, İtalya’da patlayan şike davasından sonra batan geminin mallarından bir bir yıldızları toplayan İnter grubun favorisi gözüküyordu. Eski gücünü kaybetmiş Bayern Münih, ne de olsa "Avrupa takımı" deyimiyle gruptan çıkacak diğer takım olarak gözüküyordu. Gruptaki diğer takımlar Sporting Lizbon ve Rus takımı Spartak Moskova'ydı.

İlk maçlarda İnter-Lizbon'la deplasmanda karşılaşıyordu o Euro 2004'ün güzel stadı Jose Alvalade'de.

İnter ikinci yarıda yediği golle 1-0 geriye düşüyor, ve orta sahanın bel kemiği Patrick Vieira'nın da kırmızı kart görmesiyle yıkılıyordu adeta. Bayern ise Moskova ekibini 4-0'lık sonuçla güle oynaya yeniyor ve liderlik koltuğuna otuyordu.

İkinci maçlarda S. Lizbon, S. Moskova'yla deplasmanda berabere kalınca ikinci tur için çok büyük bir avantaj yakalamıştı. Diğer maçta da Bayern deplasmanda son on dakika da Pizarro ve genç golcüsü Podolski'nin golleriyle İnter'i yenmeyi başarıyordu. İnter ilk maçtaki gibi bu maçta da yeniliyor üstelik İbrahimoviç ile Dünya Kupası'nın yıldızı, eski Palermo'lu Fabio Grosso kırmızı kart görüyordu. Kırmızı kartların etkisi de büyüktü yenilgi de. Herkes İnter'in gruptan çıkamayacağını düşünmeye başlamıştı.

Bundan sonraki iki maçta İnter, Spartak Moskova'yı içerde dışarda yenerek resmen hayata dönüyor, Bayern de Lizbon'dan iki maçta 4 puan alarak grup liderliğini garantiliyordu.

5. maçlarda İnter Arajntinli golcü Crespo'nun golüyle çok önemli bir 3 puan aldı S. Lizbon karşısında. Son maçlarda da Bayernle berabere kalarak grubu ikinci sırada tamamladı. İşin ilginç yanı ise, ilk iki maçta 4 puan toplayan Sporting Lizbon son maçında kendi sahasında Rus ekibine yenilerek uefaya giden bileti bile alamadı.

4.02.2007

Dortmund - Bayern

Bundesliga uzun bir aranın sonunda cuma günü nihayet başladı. Açılış maçı, Signal Iduna Park'ta oynanan bir derbi niteliği de taşıyan Borissia Dortmund-Bayern Münih karşılaşmasıydı. Biletler haftalar öncesinden tükenmişti ve karaborsaya düşmüştü. 83.000 kişilik stadyum tıklım tıklımdı maç esnasında ve 10.000 bayern taraftarı da takımlarını desteklemek üzere yerlerini almışlardı. Karşılaşma karla karışık yağmur altında oynanıyordu.

Karşılaşma öncesi Bayern Münih, Werder Bremen ve Schalke 04 ile kafa kafayaydı ve mutlak kazanması gereken bir karşılaşmaydı hem aranın açılmaması için hem de ikinci yarıya moralli başlamak için. Dortmund cephesinde ise Bert van Marjwik'in yerine Ottmar Hitzfeld getirilmeye çalışıldı ama o gelmeyince Jurgen Rober yeni teknik patronu oldu ve uzunca bir kamp dönemi geçirdiler. Bu arada bir ilginç not ise Bayernli orta saha oyuncusu hollandalı Van Bommel'in eşinin babasıydı Dortmund'tan ayrılan Bert van Marjwik.

Bayernde sakat olan İngiliz Owen Hargreaves'e Man Utd 20 milyon avroluk bir teklifte bulundu. Fakat Bayern yönetimi Ballack'ın gitmesinden sonra iyice bocalayan orta sahayı daha fazla bozmamak için satmaya yanaşmıyorlar. 30 milyon avro istediklerini belirttiler. Bunun yanı sıra bu transfer gerçekleşirse ordan gelecek parayla milli futbolcumuz Emre veya Villareal de sorunlar yaşayan Riquelme'den birini almayı umuyorlar.

Maça gelirsek ilk yarı çok tempolu bir karşılaşma oldu, Dortmund taraftarı her zamanki gibi çok coşkuluydu. Hasan Salihamidzic'i maç boyunca ıslıkladılar. Nedeni ise Dortmundlu oyuncu Kehl'i ilk yarıdaki maçta sakatlamasıydı... Bu arada Salihamidzic'in sezon sonunda İtalyan devi Juventusla 4 yıllık anlaşma imzalayacağını da belirteyim.

12. dakika da sol kanat oyuncusu Dede'nin ortasında İsviçreli golcü futbolcu Alexander Frei kafa vuruşuyla Dortmund'u 1-0 öne geçirdi. Lucio'nun da hatası vardı golde kademede yoktu.

Bu dakikadan sonra sıklaşan Bayern atakları sonucu 25. dakikada, şu an mevkiisinde en isabetli orta yapan oyuncu olan Willy Sagnol'un ortasında oluşan karambol sonrası 1. 98lik Daniel Van Buyten ayağıyla topu filelere gönderdi.

Gene sağdan gerçekleşen bir akında Salihamidzic'in ortasında Roy Makaay inanılmaz bir savunma hatası sonucu golünü attı. Defans resmen ikram etti al da at dercesine... Dakikalar 42'yi gösteriyordu.

İkinci yarıya Felix Magath Salihamidzic-Demichelis değişikliğiyle başladı. Oyun ikinci yarının şöyle bir 15-20 dakikası sanki o ilk yarı ki temposundan eser yok hale gelmişti. 57. dakika da yine brezilyalı Dede'nin geliştirdiği atakta gene Frei topu tam köşeye gönderdi. Oliver Kahn hiçbir şey yapamadı.

Bu dakikalar da Dortmund atakları sıklaştı, 2 dakika sonra yani 59. dakika da kornerden gelen topta Frei gene hava hakimiyetini konuşturdu ondan seken topta Internacionel'den alınan brezilyalı Tinga golü attı ve iki dakika içerisinde yenik durumdaki Dortmund öne geçmeyi başardı. Tabi bunda oyunu, tiyatro izlermiş gibi izleyen Münih teknik patronu Magath'ında etkisi büyüktü. Golü yedikten sonra Dünya kupası'nın da en iyi genç oyuncusu seçilen Podolski'yi oyuna soktu. Ballack'ın eksikliğini çok fazla hissediyordu Münih ve Ali Karimi de bayağı etkisizde oynadığı 60 dakikalık sürede. Ve gözüme çarpan birşey ise binlerce Dortmundlunun arasında bir Bayernli seyirci vardı. Türkiye'de böyle bir tablo olabileceğini gözümün önüne bile getiremiyorum.

73'te milli futbolcumuz Nuri Şahin'de bence maçın yıldızı olan Frei'nin yerine oyuna girdi. Bundan sonra da karşılıklı ataklarla devam etti oyun ve Dortmund'un 3-2lik üstünlüğüyle sona erdi.

Bundan sonra Alman liginde sevgili okurlarımıza ben yardımcı olmaya çalışacağım, istemeden de olsa bir yanlışım olursa affola. Herkese mutlu günler.