İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com
Euro2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Euro2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.06.2016

Will Grigg's on fire!

2013'ün FA Cup sahibi Wigan o sezon küme düşmüş, bununla yetinmemiş evel ki sezon da League 1'ın yolunu tutmuştu. Bu yıl Wigan tekrar Championship'e çıkarken 40 maçta 25 gol atan Kuzey İrlandalı Will Grigg'in bu başarı da önemli bir payı var. Grigg golleri ardı ardına sıralarken bir taraftarın derleyip youtube'a koyduğu video fenomen oldu ve bence yazılmış en iyi futbol şarkılarından biri ortaya çıktı. Elemanın bu başarısı sonrası Wigan başkanı gelecek yıl için sezonluk kombine ederken, Grigg de ülkesi ile birlikte Fransa'nın yolunu tuttu. Böylece Will Grigg's On Fire! Euro2016'nın gayriresmi şarkısı haline geldi.

Her ne kadar Rusya - İngiltere meydan muharebesi de gerçekleşmiş olsa, bu tip görüntüler çok daha fazla ve sırf bunları yaşamak için bile bir turnuvaya gitmeli. Bu yıl şu evlilik mevzuu ile gidemedim ama umarım 2018'de Rusya'nın yolunu tutacağım.

10.06.2016

Geldi 11 ayın sultanı

Nihayetinde Euro 2016 başlıyor. Bu programı başta Türkiye ve grubumuza ayırıp, ardından favorilerimizi ve sürpriz adaylarımızı konuştuk.

15.10.2014

Sırbistan - Arnavutluk: Kaçınılmaz son

Niyetim esasında Türkiye üzerine iki kelam etmekti amma velakin dün Sırbistan - Arnavutluk maçında yaşananlar hazır dumanı üzerindeyken üzerine konuşmaya değer. 

İki ülkenin durumu zaten son 20 yıldır Kosova sorunu sebebiyle gergin. İki ülkenin de ne kadar milliyetçi oldukları da malum. Hatta, Sırplar'ın milli maçlarda çıkan olaylar konusundaki sabıkası için 2010 yılında Cenova'da oynanan İtalya maçına bakabilirsiniz.

Bu şartlar altında oynanacak maça tabiki Arnavutlar alınmadı. İlk yarı genel olarak nasıl geçti bilmiyorum ama zaten önemli olan kısım 42. dakikadan sonra başladı. Uzaktan kumandalı bir uçak ile aşağıya Arnavut bayrağı ile kaplı bi Kosova haritası dalgalandırıldı. Türkiye'de üzerinde Yunanistan bayrağı dalgalandırılan bir Kıbrıs haritası dolaştırılsa ne tepki verilirse, aynısı da Sırbistan'da sergilendi. Sonrası ise anlatılmaz yaşanır cinsten. Özellikle eski Galatasaraylı kaptan Lorik Cana'nın tabure ile saldıran Sırp'ı yere yıkması. Sabah 4'te havalimanında takımı karşılayan Arnavutlar'ın Cana'yı alınlarından öpmesi. Olaylar için aşağıdaki videolar herşeyi özetliyor.


18.03.2010

11 Ayın Sultanı Euro 2016

Hürriyet yazmış, Tolga da kendi bloguna taşımış, ben de orada görüyorum. Efendim, top yekün girip aday olduğumuz Euro2016'nın açılış maçının olduğu 11 Haziran 2016 günü aynı zamanda o yılın ramazan ayının ilk gününe denk geliyor.

Başta İngiliz, Hollandalı taraftarların bu tarz turnuvaları nasıl seyrettikleri hepimizin malumu. Çok değil daha 1 sene önce UEFA Kupası finalinin oynandığı bu topraklarda kadıköy vapurundan adımımızı atar atmaz ellerinde bira olan Alman taraftarları görüyorduk. Zira Şampiyonlar Ligi finali de farklı değildi. Avrupalı futbol taraftarı maçı böyle izliyor.

Biz tüm bunları bile bile ramazanda oynanacak Euro2016'ya aday olduk. Bırakın alkolü, ramazan zamanında iftar öncesi açık olan restaurantların, pastanelerin camlarının kırıldığı bu ülke topraklarında, başta Kayseri ve Konya'da olmak üzere "eğlenecek" taraftarların can güvenliğini nasıl sağlayacağız?

Ülke tanıtımı yapalım derken, muhtemelen Angola'nın bu kış Afrika Kupası'nda Togo sebebiyle düştüğü durumdan daha kötü duruma düşebiliriz. Oğuzhan Akdinlerin, Ogün Samastların bol olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Böyle bir kargaşayı önleyebilmek için her köşe başına bir polis ve muhtemelen polis kuvveti yetmeyeceği için jandarma dikmemiz gerekecek. Bu da bizi tüm dünyaya alalen polis devleti gibi gösterecektir.

Sadece bu tehlike sebebiyle Türkiye adaylıktan çekilmelidir. Bu durumu görmezden gelip de adaylık başvurusu yapanlar da futboldan tecrit edilmelidir.

28.12.2009

2016 ve Trabzon

1924 Paris Olimpiyatlarına giden iki sporcu, Kuğuzade Süleyman Rıza, Kelle İbrahim..

İkisi de Trabzonlu.

Kuğuzade Süleyman Rıza, Türkiye’de yazılan ilk futbol kitaplarından Asosyeşin Futbol’un da yazarı. Paris Olimpiyatları’nda sırıkla atlamada rekor kırıyor. İdmanocağı’nın eski bir futbolcusu Süleyman Rıza, gülle atma ve atletizm gibi sporlarda mücadele eden komplike bir spor adamı.

Kelle İbrahim, aynı şekilde Türkiye’nin katıldığı ilk olimpiyatlarda olimpiyat takımında yer alan diğer sporcu. Yaşamının büyük bir kısmı İstanbul Beykoz da geçse de Trabzonlu.

Türkiye’de futbolun, İstanbul, İzmir’den sonra en eski oynandığı kent. Sadece futbol mu? Cirit, atletizm, jimnastik, boks, hentbol. Hepsinin bu kent tarihinde yeri var.

Cumhuriyet’in ilanından önce Ankara’da futbolun ne olduğuna dair akıl yürütmeler yapılırken, Trabzon’un köylerinde formalı, çoraplı, takım olgusu içinde futbol turnuvaları düzenleniyor.

Bu kültür üzerinde yükselen Trabzon, 1970’lerin ikinci yarısında bu kez futbol iktidarına direniyor. Daha doğrusu futbol topunu iktidarların elinden alıyor. Bir ilk, İstanbul kulüpleri dışında Anadolu’dan da bir şampiyonun çıkıyor.

Am o Trabzon, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için belirlenen aday kentler içinde olamıyor. Aday kentlere bakıyorsunuz, bir de Trabzon’a…

Bugün Euro 2016’ya aday kentler içinde gösterilen Kayseri futbolda şampiyonluğa oynuyorsa, Trabzonspor şampiyon olduğu için.

Bursaspor, kent takımı kimliğini öne çıkarıyorsa, önünde Trabzon gibi bir rol model olduğu için.

Türkiye liglerinde amatöründen, en profesyoneline her ilde her takımda mutlaka bir Trabzonlu futbolcu olduğu gerçeğini söylemek istemiyorum bile.

UEFA’nın merkezine İsçivre’nin Zurich kentindedir. Oraya gittiğinizde, ülke haritaları ve haritalar üzerinde futbolda şampiyon takımların kentleri üzerinde ışıklar vardır ve o kentin isimleri yazar. Türkiye haritası üzerinde sadece iki kentin üzerinde ışık var:

İstanbul ve Trabzon…

Trabzon bu olaydan nasıl bir sonuç çıkaracak merak ediyoruz. Yine bağırıp çağıracak, sonra kavgalar, gürültülerle bu kazık da unutulacak.

Ey Trabzonlu, Trabzonsporlu..!

Bu ülke futboluna, sporcu ver, teknik direktör ver, spor adamı ver, yönetici ver, bakan ver, gençlik spor müdürü ver.

Ama sana bir şey yok.

Şampiyonluk yok.

Stadyum yok…

Organizasyon yok.

Galatasaray’a, Kayseri’ye, Urfa’ya var Trabzon’a yok.

Trabzonlu, yüzyılın başından yüzyılın sonuna neden Urfa ile Adana ile aynı kefeye konduğunu bir zahmet kendine soracak. Bu zemin kayması, bu mevzi kaybının ne anlama geldiğini Trabzonspor üzerinden düşünmek zorunda.