İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com

8.08.2010

Kazandıran Oyun!



Geçen sezonki Bursa maçlarını aklıma geldi de, hemen hemen aynı maçları izlemiştik. O maçlardan galip çıkamayan Trabzon’a bu kez beraberlik yetmiyordu. Trabzonspor böyle tek maçlarda iyi, lakin sürekliliği yok. Sonuç alamıyor. Şampiyonluk tek maç olsa kazanır ama 34 maç olunca kazanamıyor işte.

Umut’suz ama daha derli toplu bir takım izledik. Umut’un yerinde geçen sezonun kayıp adamı Teo var. Burak, Alanzinho, Colman ile etrafı örülen Teo, attığı gollerle gol becerisini göstermiş oldu. Doğru yerlerde oldu ve doğru vuruşlar yaptı.

Ancak gol, öyle topun altına yumuşak girişlerle atılmıyor. Bunun bir orta sahası savaşı var. İşte o savaşı Şenol Güneş’in askerleri kazandı. Güneş için kimse bundan sonra iyi insan kötü teknik direktör demesin. Bursaspor orta sahasını, çok pasla ve çok presle çökertip, kendi ceza alanına yaklaştırmadı. Bursaspor’un tek tük gelişleri cılız gelişlerdi. Sonuçsuzdu. Olanları da Glawacki Egemen ikilisi kesti. Glawacki, buz adam. Bursalılar herhalde bu adamı nereden buldular demiştir. Egemen’in geçen yılki dağınık görüntüsü de onun sayesinde bitebilir.

Bursa, orta sahayı Trabzon’a verince aslında ilk yarıda bitmesi gereken iş ikinci yarıda bitti. Selçuk, Ceyhun takımın oksijeni oldu. Bir de Serkan tabii.

İyi de hiç mi olumsuz bir şey görmedik derseniz, bu maçın lig için ölçü olmayacağını kesin olarak söyleyebiliriz. Şampiyon Bursa’ya 3 attık, Liverpool’a da herhalde 2 atarız diye düşünmesin kimse. Trabzonspor’u bir de savunma yaparken izlemek lazım. Bu akşam savunma yapmadı. Meydanı buldu, hücum yaptı. Onun için tamam olduk değil, bir kupa kazandık diye bakmalılar. En olumlu neydi derseniz, direnç. Fizik üstünlüğü. Orta alandaki doğru pas trafiği. Ve hemen karşı yarı alana geçme bilinci.

Beni şaşırtan ise Bursalıların ilgisizliği oldu. Kendilerine ayrılan yerde boş yer olmamalıydı. Trabzonspor taraftarı ise bıraksalar karşı tarafı da doldurur. Bilse yüz sene daha şampiyon olmayacak, yine doldurur. Süper kupa müzeye gidecek. Türkiye kupası gibi milli kutlama haftaları tertip etmeye gerek yok. Trabzonspor’un müzesinde daha değerlileri var. Trabzonspor’un kupa maçındaki oyunu süper değil, sadece kazandıran oyun. Bunun bilinmesinde de fayda var.

6.08.2010

Premier League 10-11

Önceki sezonlara oranla çoğu takım ilk 11lerini korumaya çalışırken, çok az takım kadrolarında büyük değişikliklere gittiler. Bu takımları Wolves, West Ham, Wigan ve Man City olarak sayabiliriz. İlginç olan noktaysa bu takımlar arasından sadece West Ham'da menajer değişikliğine gidildi(Zola-Grant).

Wolves: Steven Fletcher, Steven Mouyokolo, Stephen Hunt, Jelle Van Damme, Adlene Guedioura
West Ham: Tal Ben Haim, Frederic Piquionne, Pablo Barrera, Tomas Hitzlsperger, Winston Reid
Wigan: Mauro Boselli, Ronnie Stam, Antolin Alcaraz, Ali Al-Habsi, James McArthur
Man City: Aleksandr Kolarov, Yaya Toure, David Silva, Jerome Boateng

Dört büyüklerin transferleriyse geçen senelere göre çok ses getirmedi, bu durumda adada yapılan en pahalı transferler geçen sene olduğu gibi Man City'den geldi. City, Boateng, Kolarov ve Yaya Toure'ye ödenen miktarları açıklamazken David Silva'yı 24 milyon pounda aldığını bildirdi.

ManU, Smalling ve Hernandez'i kadrosuna katarken Chelsea, Benayoun'u, Roy Hodgson'ı göreve getiren Liverpool da Joe Cole, Jovanovic, Danny Wilson ve Fabio Aurelio'yu tekrar kadroya kattı. Arsenal de Chamakh'ı bonservissiz ve Lorient'ten Koscielny'yi satın aldı.

Bir diğer ilginç notsa Aston Villa, Blackburn ve ilk kez Premier League'e çıkmasına rağmen Blackpool'un herhangi bi oyuncu transfer etmiş olmamaları.

Chelsea ve ManU'nun yine ligi domine edeceği su götürmez bi gerçek ancak Chelsea'nin daha fazla önem verecekleri şey kesinlikle Şampiyonlar Ligi olacak. Hele ki Mourinho döneminden beri aynı oyuncuların oynayıp kazanamadıkları tek kupanın bu olması ve yaşlarının da artık kemale ermeleri bence lige çok asılmamalarına neden olacak.

Fabregas, son açıklamasına rağmen Barcelona'ya gidip gitmemek arasında çok bocaladığı ve yıprandığı için geçen seneki performansından uzak olabilir. Chamakh çok ağır ve Arsenal'de ilk 11 oynayacak yetenekte bi oyuncu değil bence. Koscielny'yse kaliteli bi defans ve Vermaelen'le uyumlu bi ikili olacakları düşüncesindeyim. Yine de stoperde tek yedeğin Djourou olması bariz bi şekilde yetersiz, ikiliden en az birinin olası sakatlığında çok sıkıntı yaşayacaktır Wenger. Liverpool, yeni bi yapılanmaya gidiyor ve elindeki kadroya göre ideal bi 4-4-2 onbiri çıkartılacaksa bu kadroya en iyi futbolu oynatabilecek nadir isimlerden Hodgson'ı getirdiler. Mascherano gidecekse hemen gönderilmeli ve yerine oynatılacak adamı bi an önce bulmalılar. En kötü bu kadroyla devam ederlerse dahi bence gayet iddialı bi konumda olurlar. Tabii, en fazla iş yine Gerrard ve Torres'e düşecek.

Tottenham ve City'den de bahsedecek olursak, Mancini'nin 4-3-3 oynatacağı söyleniyor ki yaptığı transferler de bunu doğrular şekilde. Silva sol açık, Yaya orta üçlüde De Jong ve Ireland(Barry)'la oynayacak gibi. Sol bek problemini de Kolarov'la giderdiler ve Boateng transferiyse defanstaki rekabeti üst düzeye çıkartacak gibi. Mancini, tahmin ettiğim kadarıyla defansta performansa göre şans verecek ki herkese de zaman gelince görev düşeceğini açık açık belirtti. Tottenham'sa Sandro'yu kadrosuna kattı ve aynı zamanda Robbie Keane geri döndü ve hazırlık maçlarında şu ana kadar gayet iyi oynadı. Yine de şampiyonlar ligi'ne de ağırlık vereceklerini düşünürsek kadroları rakiplerininki kadar güçlü değil ve geçen seneki dördüncülüğü yakalamaları çok zor gözüküyor.

Sezon açılışı: İlk Hüsran


Öncelikle bu yeni işim beni fena bozdu. Haftada 6 gün sahada çalıştığım için, bloga vakit ayıramadığımın farkındayım. Yine de çarşamba gecesine dönelim ve Şükrü Saraçoğlu'nu yazalım.

Askerlik yüzünden araya giren 1 sene kombinesizlikten sonraki ilk maçın heyecanı ile işten çıkar çıkmaz, maçkolik complex'e oradan da stada. Meraklısına maraton sarı tribündeyim.

Maç sonunda yapacağım ilk yorum, oyuncuların iş disiplinsizliği, şu an takımın en büyük problemi olmalı. "Nasılsa 0-0 ile turu geçiyoruz, zaten Saraçoğlu'nda yenilmeyiz" mentalitesi ile koca bir ilk yarı hiçbir şey oynanmadan bitecekken, durduk yerde golü yedik.

Son üç maçta takımın üç kırmızı kart görmesi üzerinde en çok düşünülmesi gereken konudur. Zira bunlardan biri, hazırlık maçında, diğeri vakit geçirmekten, sonuncusu da 1.5 metre farkla hakemi kandırmaktan geliyorsa ortada ciddi bir iş disiplinsizliği var demektir.

İkinci bir nokta takımın hücum anlayışı. Semih - Gökhan ikilisinden,Aykut hocanın Gökhan tercihini henüz daha çok bir maç performansı görmediğimiz için ancak antrenmandaki durumlara bağlayıp saygı gösterebiliriz. Ancak şu anlayışta Gökhan'ın, Kezman'dan bir farkı yok.

En iyimser yorumla, Aykut Kocaman, Gökhan'ın kanatları kaçıp, savunmayı peşinden sürüklemesini; göbekte oluşacak boşluğa da Stoch, Alex gibi oyuncularla penetre edip değerlendirmek istiyor diye bir yorumda bulunabilirim. Aksi türlü Gökhan ve Stoch "daha nerede durmaları gerektiğini" bilmiyor diye bir çıkarımda bulunmak zorunda kalacağım.

İlk Young Boys maçında hem Emre'nin hem de Stoch'un golleri bu çıkarımımı doğrular cinsten ancak o bindirmeler bu maçta gelmeyince Fener'in yegane kaleyi bulan şutu 90+'da Semih'ten geldi. 90 dakika boyunca yerimizden kaldıracak tek bir pozisyonun olmaması ciddi şekilde irdelenmeli.

Cristian kesinlikle bu takımın topçusu değil. Dia'yı fazlasıyla beğendim. Zaten adam, 3 oyuncuya sarı kart göstertti ki kanımca önemli bir istatistiktir.

Sonuç: Takımda 2 tane daha Gökhan Gönül iş etiğine sahip oyuncu bulunsa şu takım çok başka bir konumda olurdu.

Dip Not: Maçın ardından başlayan "yönetim istifa, Aziz siktir git" tezahüratlarının daha sezonun ilk maçından gelmesinde art niyet ararım ben. Acaba Unifeb ile Saadettin Saran yakınlaşması mı var?

5.08.2010

Ufukta Var Berbat Bir Sezon


Şu ana kadar görünen o ki bu yıl Avrupa'da berbat bir sezon yaşayacağız.Dün Fenerbahçe elenerek Varan 1 dedi.Bugün Galatasaray da elenebilir. Her ne kadar tarftarları rahat yeneriz falan feşmekan deseler de Belgrad deplasmanı zor bir deplasmandır dikkat edilmeli. Turu geçmeye yakın bir Beşiktaş var ancak onun kimyası da henüz tam oturmamış görünüyor. Gece 24'ten sonra üç büyüklerimizin üç bal kabağına dönüştüğüne şahit olabiliriz. Sonra kalırız geçen senenin iki şampiyonuna Trabzona ve Bursa'ya.



Trabzon henüz kadro eksikliğini gideremedi. Bursa ise kanımca etkili transferler yaptı ancak gruplara 4.torbadan girecekleri için işleri zor. Ülke puanı olarak zor bir yıldan geçeceğiz gibi. Hadi hayırlısı.



2.08.2010

Premier League Fantazi Futbol 2010-11


Geleneksel Ortakafagol.com Premier Lig Fantazi Futbol Ligi 14 Ağustos'ta başlıyor. Hayırlı uğurlu olsun!

Kayıtlar http://fantasy.premierleague.com adresinden. Geçen sene ligde mücadele ettiyseniz yeni kullanıcı hesabı açtırmanıza gerek yok. Eski kullanıcı adınız ve şifrenizle tekrar takım yaratabiliyorsunuz.

Giriş kodu: 688259-158118