İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com

3.04.2011

Fenerbahçe - Bursa

Hem Emre, hem de Selçuk olmayınca mecburen Cristian oynuyor. Yabancı sınırı sebebiyle Dia kesilip Özer ile başlamak zorunda kaldı Aykut hoca. Kadroya bakınca Özer sağ açık, Niang sol açık oynamasını bekliyordum ancak ilk yarıyı Fenerbahçe açıksız oynadı ve Özer, Mehmet, Cristian ile üçlü göbek yapıp iki kanadı sadece Gökhan ve Santos'a bıraktı.

Hal böyle olunca oyun çok sıkıştı hele ki sol kanattan hiçbir şey yapamadık ve Semih'in verilmeyen penaltısı dışında pozisyonumuz da yoktu. Dahası 35. dakikadan sonra Fener'in sol kanadının otoban olduğunu farkeden Bursa, Ali Tandoğan - Volkan Şen ikilisi ile birkaç defa etkili bile geldi. Zaten bunun dışında da Bursa maç boyunca bir şey yapmadı. Bu düzende Özer nerede, ne yapmasını bilmeden sadece deli danalar gibi koştu ve 80 dakika kendisine gereğinden fazla tahammül edildi.

İkinci yarıda beklediğimiz kanatlı düzene dönüp Mehmet - Cristian ikilisinin oyunu öne taşıması büyük baskıyı getirdi ama gol gelmedi. Tribünde ister istemez gereğinden fazla sübjektif bakılıyor ama daha kulübeden çıkmamış oyuncu için oyuncu değişikliği gösterip hızlı hücumu kesmesi bile Kudusi'nin art niyetli olduğunu düşünmeme sebep açıyor.

Maçtan ziyade benim için en büyük anektod Emniyet Müdürlüğünün yoğun PR çalışmasıydı. İmam Orduları vesilesi ile kaybedilen güveni toparlamak için sağlam bir çalışma sergiliyorlar. Fenerbahçe sahaya "Emniyet'in 166. yılı kutlu olsun" pankartıyla çıkarken, 4 tribünde de "Güvenliğiniz bize yeter" diye pankart astırmışlardı. Dahası Ziynet Sali ile anlaşmışlar, Bana Yeter'in sözlerini Emniyet'e uyarlayıp klip çekmişler. Bu klip iki devre öncesinde de gösterildi. Bursa taraftarnın tomarla meşale sokmasına izin veren de aynı emniyet.

Şimdi Trabzon iki puan öne geçti. Haftaya Seyrantepe'de Galatasaray maçı hediye edecek dedikoduları başladı bile. Aynısı geçen sezon Bursa maçı için de söylenmiş, Galatasaray çatır çatır top oynamıştı. Galatasaray taraftarı muhtemlen Fener şampiyon olmamasını ister ama futbolcular bu kadar karizmayı çizdirmişken böyle bir düşünceye gireceklerini düşünmüyorum.


29.03.2011

Real Madrid - Unicaja Malaga

Ben böyle bir maç sonu görmedim. Spikerin sunumu da cabası.

Türkiye - Avusturya

Maçın belki de en formda ismi Rıdvan Dilmen'di. Epey bir süredir bu kadar oyunu okuyarak yerinde yorumlar yaptığına şahit olmamıştık. 3 sene önceki Rıdvan'ı dinlemek büyük keyifti.

Muhtemelen Hiddink'in kafasında bu kadar hızlı jenerasyon değiştirmek yoktu ancak Azerbaycan tramvasından sonra yapacak birşey kalmayınca bu değişim beklenenden hızlı gelişti. Hollanda, Kore denemeleri iyi güzel ama birden bire Nuri, M.Ekinci, Serdar Kesimal, Selçuk ve Burak'ı kadroya adapte etmek bu şekildeki gibi sahada birbirinden bihabersiz bir oyuncu grubunu oluşturuyor.

Gerçekten Rıdvan'ın dediği gibi Hamit, Selçuk, M.Ekinci, Arda ve Nuri'nin beşinin de topsuz oyunda hiç olmamaları hücumsal anlamda hiçbir şey üretememize yol açıyor.

Bir de şu Semih'i "Türk Solskjaer" yakıştırmaları ile kandıra kandıra adamı 28 yaşına getirdik. Yazık günahtır.

27.03.2011

Elit 8

En azından şimdilik bloglar yeniden çalışıyormuş gibi görünüyor. Hazır lige ara verilmiş, milli maça daha 2 gün varken fırsattan istifade, March Madness ile devam edelim. Dün ve bugün çeyrek finaller, NCAA jargonuyla elite eight oynanıyor. 2 hafta önce Cinderella masalını yazdığım UConn ve Kemba Walker, bu yıl NBA draftında birinci sırada seçilmesi beklenen Derrick Williams'ın Arizona'sı ile oynadı ve kazanarak gelecek hafta Houston'da Final Four'a gidecekler.

Doğru düzgün maçın olmadığı şu gün tavsiyem saat 20'de Kansas ama esas saat 23'te North Carolina - Kentucky maçını izlemeniz. şuraya tıklayarak HD kalitesinde NCAA'in resmi sitesinden maçı izleyebilirsiniz.

12.03.2011

March Madness

Blogspot'un kendisinin çalışmayıp, blogger'ın çalışması bu sayede okunamasa da en azından yazılaması ilginç bir durum. Bu aç kapa durumları yüzünden sadece ortakafagol değil çoğu blogda bir güncellenmeme sorunu var. Yine de bir yolunu bulup da okuyabilen varsa ben yazayım.

Efendim futbolda da U-bilmem kaç turnuvalarının en güzel yanı milleti daha veletken keşfedip, "lan ben bunun ufaklığını izlemiştim" diye ahkam kesmektir. Nitekim basketbolda da ABD için durum farklı olsa da bu kıtadan izlerken NCAA anlamı budur. Herkes de bu bakımdan March Madness'ı bilir.

Ulusal turnuva gelecek hafta başlayacak ama bu hafta konferans turnuvaları var. 27 konferans olduğunu düşünürseniz maçlar sabahtan akşama kadar sürüyor ve espn ile cbs sağolsun dünyanın maçını izleyebiliyoruz.

Bütün bir sezonu maç yapmadan geçirmesine karşılık halen daha bu yılın mock draftında 3. sırada görünün Enes'i şu maçlarda izleyememek sinir bozucu.

Şimdiye kadar izlediğim maçlarda dikkat çeken 3 isim var. Bunlarda biri mock draftta 4. sırada görünen turnuvanın bir numaralı favorisi Ohio St.'in has adamı Jared Sullinger. İkincisi 5. sırada görünün ve az önce 6/7 üçlükle 40 sayı çakan Harrison Barnes.

Ama şu ana kadar bu haftanın yıldızı resimde gördüğünüz Kemba Walker. Şu an NBA'de bi bok olamayan Hasheem Thabeet'in UConn'u final-four'a taşıdığı 2009'da daha üniversitedeki ilk yılındaydı. Bu sene 3. yılı ve bu sezon artık NBA'e geçecek gibi görünüyor. Ayın 9'unda yapılmış listede draftın 25. sırasında görünüyor ama o tarihten itibaren son dört gecede 26, 28 ve 24 attıktan sonra dün gece Syracuse'a karşı 33 sayı 12 ribaund (ki kendisi point guard olur) 5 asist 6 top çalma ile oynadı. Bu akşam da Lousville'e karşı şampiyonluk maçına çıkacaklar. Bu da iki akşam önce elemanın buzzer beater'ı: