İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com

8.05.2011

Emeklilik

Futbolcu dediğin, yaşı 30'a erince performansı düşmeye başlayan bir organizma; genellikle 30'lu yaşların bir yerlerinde, istese de istemese de futbola veda etmek zorunda kalıyor. Bu yüzdendir, ülkenin sahada oynanan futbolu, kör-topal, gıdım gıdım, bir şekilde, bir yerlere doğru ilerliyor sayılır.

Futbolun yöneticiliğinde futbolculuktaki gibi bir yaş haddi yok malesef. Elden-ayaktan düşen futbolcu futbolu bırakıyor ama akıldan-izandan düşen yöneticinin yöneticiliği bıraktığı yok. Bu yüzdendir, revizyon sağlanamıyor ve 90'ların popülist yöneticilik ekolü futbolumuzdan bir türlü emekli olamıyor.


İşte... Bursaspor başkanı İbrahim Yazıcı, dün oynanması gereken fakat şehirde terör estiren taraftarlar yüzünden oynanamayan Bursaspor-Beşiktaş maçı üzerine, soyadı gibi yazıyor da yazıyor. Amaç, belli ki peşinen konuşup gelecek müeyyideyi hafifletmek.

7.05.2011

NBA'de yeni güçler


Uzun zaman sonra  spor amaçlı bir şeyler yazmak için klavyenin başına geçtim.. Aslında Galatasaray yazacaktım fakat Galatasaray'ın durumu benim bile bir şeyler yazmama engel olacak derecede sinir bozucu, yine de Galatasaray yazısını belki seçim sonrası yazarım( milletvekili genel seçimi değil, Galatasaray'ın başkanlık seçimi :) Şimdi biraz NBA'den bahsedelim.

Dün gece Dallas'ın Lakers'ı yenmesiyle artık herkes Dallas'ın Lakers'ı eleyeceğine inanmaya başladı ve buradan dönebilmek hakikaten çok zor. Aynı şekilde henüz 2 - 0 da olsa ben Miami'nin Boston'ı geçeceğini düşünüyorum, Orlando ve Spurs'un de henüz ilk turda elendiğini, Cleveland'ın lig sonuncusu olduğunu düşünürsek NBA'de son 4 - 5 yıla damga vuran takımların yavaş yavaş devri bitiyor gibi gözüküyor. Tek istisna Kobe - Gasol ikilisine sahip olan Lakers olabilir, ancak onların da takas vb. birşey yaparak takıma bu ikili üzerinden yeni bir çehre kazandırmaları gerekiyor.

NBA'de önümüzdeki yıllara ise MVP'nin Chicago'su, LeBron ve Wade'li Miami ve Durant ve Westbrook'lu Oklahoma damga vuracak gibi gözüküyor. Bu sene örneğin bir Chicago - Oklahoma finali izleyebiliriz, çok da güzel olur.(inşallah izleriz)

26.04.2011

Premier League 2011 en iyi 11

Hart
Ivanovic-Vidic-Kompany-Baines
Nani-Modric-Adam-Silva
Van Persie-Hernandez

Kayda değerler: Foster, EVS, Jose Enrique, Skrtel, Roger Johnson, Huth, Cahill(Gary), Downing, Young, VDV, Yaya Toure, Tevez, Berbatov, Bent

Hart: Hem City`nin kalesinde gecit vermemesi hem de Capello`nun kaleyi ona teslim etmesinden dolayi sezonun en iyi kalecisi gozumde. Van der Sar da hemen arkasindan geliyor.

Ivanovic: Sag bekte zaten cok aday olmamasi Ivanovic`i secmemi kolaylastirdi. 3 gol 4 asistlik performansinin yanisira Bosingwa`ya sans tanimayan devamliligi en onemli etken oldu secmemde. Arasira Alex`in yoklugunda gobekte de gorev aldi ama Luiz´ìn gelmesiyle birlikte sag bekteki yerini saglamlastirdi.

Kompany: Su anda Avrupa`daki en formda ve en iyi defanslardan, hatta bence en iyisi.

Vidic: United`in yeni kaptani gecen seneki sakatlik ve formsuzluktan siyrildi ve takimini 2 kupaya dogru ulastirmaya calisiyor. Ferdinand`in yoklugunda Smalling ve Johnny Evans`in aciklarini da kapatmasi cabasi.

Baines: Devamlilik, azim ve yetenek: 4 gol 11 asist. Sezonun en gozde oyuncularindan, sezon sonu Moyes`in basi cok agriyacak.

Nani: United`i Rooney`in yoklugunda o sirtladi. 9 gol 18 asist gibi bir rakama ulasmasi ne kadar etkili ve faydali oldugunu kanitliyor.

Modric: 2-3 seneye kalmayacak Avrupa`nin en iyi ortasahasi olacak. Harika bi yonetmen ve Tottenham`in basarisinda VDV`den daha onemli oldugunu dusunuyorum. Sezon sonunda Avrupa devleri Tottenham`in kapisini cok calacak ama Tottenham 50 milyon poundluk transfer ucretini belirleyerek bu kapiyi kapatmis gozukuyor.

Adam: Sezon ortasi geldiginde cogu gazete onu ManU ve Liverpool`un transfer listesine girdigini yaziyordu. PL`de ilk sezonu olmasina ragmen Blackpool`un hala kume dusme potasinda olmamasinin bir numarali sebebi.

Silva: Modric gibi City ataklari onun yonlendirmesiyle gerceklesiyor. Onun olmadigi Arsenal macinda City cok vasat bir takim goruntusundeydi. Tevez`den daha onemli City icin.

RVP: Sakatliktan ciktiktan sonra bu kadar iyi bir performans gostermesi Arsenal'i şampiyonluk potasına soktu ama onun üstün gayreti bile defansın beceriksizliğine engel olamadı.

Hernandez: Efsane bir golcü olacağını çoğu kişi şimdiden söylüyor ki hakikaten çok kritik zamanlarda ilk senesi olmasına rağmen hep sazı eline aldı ve Rooney ve Nani'den daha önemli oldu sezon içinde. Berbatov daha fazla gol atmış olabilir ama "yüzyılın transferi" olarak nitelendirilen Hernandez bence bu listeye girmeyi haketti.

17.04.2011

Fenerbahçe - Gaziantep

Statta olunca ister istemez, olaylara epey bir tek taraflı bakıyorsun ama gerek Bursa gerekse Antep maçında da görüldü ki hakem kararlarında çıldırmamızda hiç de haksız değilmişiz. Bu kadar gerilmiş bir durumdayken, gözünün önünde Stoch'un şutu da direkten dönüp tam çökerken gelen golün tarifini yapabilmek için sanırım Gabriel Garcia Marquez kadar iyi bir edebiyatçı olmak lazım. Tarifini yapamadığım bir orgazm gibiydi gol anı.

O sırada çok anlaşılmıyor ama Fenerbahçe hücum yönlendirmede yetersiz kalıyor. Alex'in ayağına çok bakılıyor, kimse risk alıp, göbekten alıp şut çekmeye cesaret edemiyor. Hal böyle olunca yegane seçenek topu kanatlardan sıfıra indirip, içeriye ortalamak, ya tutarsa diye beklemek. Son 3 senenin futbolunda orta kesmenin hiçbir efektifliği kalmadı, bunun değişmesi lazım.

Bu konuda reçete basit aslında. Her ne kadar köpek gibi koşup bassa da esasında Mehmet Topuz'un bir şeyler ürettiğini söylemek yanlış olur. Niang'ın da haftaya oynamayacağını düşünürsek artık Aykut'un bu maçın sonundaki düzene Mehmet - Emre'nin önünde Dia - Alex - Stoch ve Semih hücum varyasyonu için çok daha faydalı olacaktır. Ama bu düzende daha önce tecrübelendiği üzere Dia - Alex - Stoch üçlüsünün defansif katkısı ne kadar olur, biraz şüpheli. Yine de Stoch'un maçın sonlarındaki çabası ve takımın bu inancı ile artık kalan şu kadar sürede konsantrasyonun düşmeyeceğine inanıyorum.

Haftaya Bülent Uygun'un bize destek olması korkarım ki neredeyse son ümidimiz. Trabzon'un son üç maçta Buca - İBB - Karabük'e karşı puan kaybedeceğini sanmıyorum. Dördüncülüğe oynayan Eskişehir ve Antep maçlarında Trabzon takılmazsa şampiyon olur.

4.04.2011

Kulübün İpleri Kimin Elinde?

1998 Dünya Kupası finalinde Ronaldo'nun hasta hasta Nike'ın baskısıyla oynatıldığı rivayet edilir, sponsorların oyuna nasıl müdahele ettiğine örnek verilirdi. Artık bunun için rivayete ihtiyacımız yok çünkü açık açık Liverpool'un forma sponsoru Standard Chartered, kulübün transfer politikası için görüş beyan ediyor.

4 yıllığına 80 milyon pound ödeyecek şirketin sponsorluktan sorumlu müdürü Gavin Laws çıkmış demiş ki; "Biz Asya pazarında etkiliyiz. Asyalılar çok vatansever insanlar. Liverpool'un kadrosuna Asyalı bir oyuncu katmasını istiyoruz. Böylelikle bütün ülke Liverpool'u izleyecek."

Liverpool seneye bırakın Şampiyonlar Ligi'nde oynamayı, Avrupa Ligi'ne bile gidemeyebilir. Bu durum sponsor şirketi ne kadar ilgilendiriyor? "Çok da önemli değil. Avrupa Kupası maçları akşam oynanıyor, o saatte Asya'daki insanlar zaten uyumuş oluyorlar"