İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com

29.09.2010

Milli Takımlar Meselesi

Bu hafta Rijkaard'ın Galatasaray Televizyonu'na verdiği röportajdan aynen alıntı yapıyorum ve altına imzamı atıyorum.

"Futbolcular için kendi takımında ve Milli Takımı’nda oynamak program yoğunluğu açısından sıkıntı yaratıyor. Kulüpler, Milli Takım’a verdikleri futbolcuların sakat veya yüzde 100 geri dönmediklerinden şikayetçi. Dünya Kupası’nda futbolcuların bireysel performansları yüzde 100’ün altındaydı. Dünya Kupası’nda iyi bir futbol izlemedik. Oynanan futbol düşük bir seviyedeydi. Bir sezonun ardından bu kadar yoğun bir tempoda oynayıp, Dünya Kupası’na giden üst düzey futbolcularda üst düzey bir performans görmedim. Bu kadar yoğunluk, futbol için hiç iyi bir şey değil ve sıkıntı yaratan bir olay. Çok maç oynayıp az dinlenme fırsatı buluyorlar. Bayern Münih ve Hollanda Futbol Federasyonu arasındaki Robben sorununda, Bayern Münih’in haklı olduğunu düşünüyorum. Kulüpler, Milli Takım’a gönderdikleri futbolcuları sigortalatmak zorunda. Bayern Münih’in haklı olduğu konulardan bir tanesi şu: Büyük yatırımlar yapan kulüplerin, futbolcuları Milli Takım’a gidiyor, Milli Takım doktoru bakıp "iyi" deyip sahaya sürüyor. Ama muhakkak kulüp doktorunun da orada bulunması, en azından durumu izah etmesi daha iyi olur. Milli maçlar 1-2 haftalık gibi kısa bir periyotta oynanıyor. Futbolcular tabii ki Milli Takım’a gidecek, ama milli maçta oynayan oyuncuların hep sakat dönmesi, o futbolculara çok büyük paralar harcayan kulüplere zarar veriyor. Özellikle Bayern Münih’in şu konudaki yorumları doğru. Milli Takım’a gidip, Dünya Kupası oynayıp dönüp, istirahat yapmadan, ön hazırlık yapmadan direkt milli maçların olması. Bu sponsorların yapmış olduğu bir program. Futbolcuların bu tür milli maçlara yorgun çıkması, henüz düzenini sağlamadan tekrar maç ritmine girmesi büyük dezavantaj oluyor."

28.09.2010

Kısa Kısa


-Baros'u bu hırsı için seviyorum,çirkef mirkef falan ama..

-Aurelio'nun alınma sebebi aslında Guti'nin yerine Ernst'in iç oyuncusu olarak pozisyon alma esnekliğine sahip olunması olabilir mi?

-Hakan iyice bitmiş,zavallım havadan gelen her topu kalesine almaktan çekinmiyor

-FB kendini kandırmasın,biz halı sahada daha koordineli defans yapıyoruz

-Bu haftaki goller güzeldi be..

-Kim ne derse desin Everton takımı çok enteresan top oynuyor

-Fransa Ligi ne kadar sürprzilere gebe

-Mainz ve Tuchel'in önlenemez yükselişi... nereye kadar peki?

-Tevez güzel attı.Premier'de Serie A havaları esti...

-Real güzel ama Mesut'un etkinliği azalacak gibi görünüyor.Yıldızlar ile başarıya ulaşma mottosuna sahip 100 yıllık bir kulüpte bireysel oyun her zaman Mesutları yiyecektir...


Ronaldo da iki rekat kılsaymış bu arada

21.09.2010

Madde madde Trabzonspor


BİR: Maçın sonucuna hiç şaşırmadım. Bu mağlubiyet Fenerbahçe maçında da gelebilirdi, Antalya maçında da. Trabzonspor Liverpool’u elese yine şaşırmayacaktım. Eleyecekmiş gibi yaptı, başaramadı. Manisa maçında –miş- gibi bir durum yaşandı ama olmadı. İlk yarım saatte yenecekmiş gibi yaptı, yıkıldı.

İKİ: Teo, Umut, Jaja, Yattara, Colman, Selçuk. Bu oyuncuların hangisi gol atsa kimse şaşırmaz. Demek ki neymiş, bol forvet, bol santrafor, bol gol demek değilmiş. Takım organizasyonu, futbolun gerçekten bir taktik ve sistem ürünü olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

ÜÇ: Bir Türk futbolu yanlışı daha. Takımınız ilk 4 ya da 5 haftada gelene 6 gidene 4 atıyorsa şampiyon olacağına inanıyor, bunu da 8 ay önceden açıklıyorsunuz. “Bu sene en büyük aday Trabzonspor, en iyi futbolu Trabzonspor oynuyor” gibilerinden klişe laflarla yazılar yazılıyor, yorumlar yapılıyor. Fener’e 3, Sivas’a 6 atan, Liverpool deplasmanında bile 2 gol yemeyen Trabzonspor, Manisa gibi ilk 4 haftada sıfır çeken takımdan Trabzon’da 3 gol yiyorsa hangi yorumu yapmak lazım?

DÖRT: Aslında yorum belli; bir Trabzonspor klasiğidir bu. Sezona iyi başlar, kendi kendini över. İlk haftalar bu şekilde bol gollü galibiyetler alırsa şampiyonum der. Diyelim tersi oldu, ya hocasını değiştirir ya da kongre yapar. Size yakın tarihten iki çıplak örnek. 2004-2005 sezonu başkan Atay Aktuğ, teknik direktör Şenol Güneş. Avrupa kupalarında Famagusta mağlubiyetinin ardından, içerde Manisa’ya 2-0 mağlup olan Trabzonspor’da Şenol Güneş daha 4.hafta görevi bırakıyor. Tam bir sene sonra, bu kez başkan Nuri Albayrak, teknik adam Lazaroni. Ligin 4. haftası istifa ettirilip ülkesine gönderiliyor. Budur.

BEŞ: Yönetim kurulundaki istifanın bu maçın sonucuyla hiç mi hiç alakası yoktur. Teofilo, asbaşkanının istifasına üzüldüğü için mi golü kaçırmıştır? Bu düşünceler, ‘Geçen hafta nasıl oluyor da 6 gol atan takım bu hafta kendi evinde 3-1 yeniliyor’ diye düşünüp işin içinden çıkamadığımızda cevap bulup sevindiğimiz cümlelerdir?

ALTI: Öyle ya da böyle maçın olayı sonucu değildir. Makukula’dır. Trabzonspor kendisine her gol atan adamı almak zorunda mıdır? Değildir, olmamalıdır. Ancak, nasıl oluyor da Makukula’yı Trabzonspor değil de Manisaspor transfer edebilmektedir? Futbolcu, parayı çok veren biraz da anlı şanlı bir yer olursa üçe beşe bakmaz, gider. Trabzonspor’da yöneticilik sonuç almadır. Trabzonspor’san, Makukula’yı istersin alırsın. Ronaldinho’yu istersin alamazsın. Yoksa bu işi muhtar Kazım dayı da yapar. O da istedik ama olmadı diyebilir pekala!

YEDİ: Manisa maçı Trabzonspor kazanını kaynatır. Trabzon’da herkesin bir hesabı vardır. Çünkü orası kulisler kentidir. Bu hesapların Kayseri maçındaki 1 golden daha önemli olmadığını bilmem yazmaya gerek var mı? Futbolcunun umurunda olmadığını da. Keşke Trabzon’da herkes en iyi anladığı işi yapsa!

SEKİZ: Kriz kelimesini sanki ilk kez duyar gibi olanlar çok şaşırıyor. ‘Her şey yolunda giderken nereden çıktı bu istifalar? Sanki Trabzonspor çok kurumsal, sanki Trabzonspor dünya kulübü. Asbaşkanı istifa etti diye futbolcusu krize giriyor, hocası demoralize oluyorsa vahh benim Trabzonspor’uma!

DOKUZ: Bursa Beşiktaş’ın eski sağbeki, Trabzonspor’un eski sol beki ve ön liberosuyla şampiyon olabildiğine göre, demek ki iş takım olabilmekte. Havan olmayacak, ‘Biz büyüğüz, Trabzonspor’uz, 6 şampiyonluğumuz var, 7 de Kenan Evren kupamız’ diye ortalıkta dolaşmayacaksın. Kulis, kriz, muhalefet üretip kendi kendinle kavga etmeyeceksin. Başarı üreteceksin. Hem de yeni. Onlarla varolacaksın. Yıl, 1977 değil!

20.09.2010

Güzel Maçtı


Maçın teknik analizini Noat yapsın.Ben kısa kısa gördüklerimi yazmak istedim:
BJK açısından bakarsam:
1.Hakan ne yaparsa yapsın BJk'nın kalecisi olacak mentaliteye sahip değildir.Kardeşim sen 8 gol yerken tamamı sağdan soldan geldi mi bu gollerin?Geldi.Utan da 2-3 yıldır antremanlarda sadece yan top çalış değil mi ,akıllı?Rüştü de yok Cenk'in artık kafası rahattır.Schuster kızdı ama Hakan'a,söyliyim...
2.Aurelio iyiydi,ama Necip'in motivasyonu ve seyircilerin tepkisi açısından Necip tercih edilebilirdi
3.Ekrem'den bek olacağı yok,yazık.Bence ara transferde Fink veya Hilbert gönderilip bir sağ bek alınabilri,takım toparlar...
4.Zapo 10 numara idi...
5.Nihat'ın artık takımdan kesilme zamanı gelmiş
6.Guti de biraz koşsun be kardeşim
7.İbo kaç yaşında idi?19 mu?Ama zavallım topla ilerleyemedi bir türlü..
FB açısından bakarsak:
1.Niang'ı görenler herhalde Guiza'a ne kadar haksızlık edildiğini görmüşlerdir.Pırpır bir adam,ama son vuruşları hiç yok bu adamın(türkiye'de henüz göremedik demeliyim belki de)
2.Topuz yerine Stoch ile başlasa 25-45 arası BJK'a 2 gol daha atabilirlerdi(atabilirlerdi diyorum,pozisyona girebilirlerdi demedim,zaten bol bol girdiler)
3.Selçuk nasıl bu takımda hala yer buluyor?
4.Aykut bence oyuncu değişikliklerinde sınıfta kaldı,Alex'i çıkartıp neden Christian'ı soktun ki?Anladık bu iki Brezilyalıyı sen aldırdın ama bunlar takıma zarar veriyor be kardeşim...Çok istedi isen Emre çıkınca Christian'ı sokup sonra da Alex-Stoch değişikliğini yapsan bir fark yaratırdın be hemşo....
Maçın genelinde ilk 20-25 dakika BJK hakimiyeti,sonrasında da devre sonuna kadar FB'nin kaçırdığı goller ,ikinci yarının tamamında ise BJK kontrolü vardı maçta.BJK'nın 2 ,FB'nin ise en az 3 adama ihtiyacı var.Maalesef Selçuk falan ile olacak iş değil bu....

17.09.2010

Dolce Vita


Görünce utanıyorum be....

Size çıtır çerez gelir bu paralar.Yapmayın bu çiğlikleri işte..

Belki de ayıplamamak lazım,Türküz işte biz en nihayetinde..

Ne umut edecektik ki ?Ne zaman güzel bir şey başarsak onu pisletmek için daha fazla efor sarf etmiyormuyuz?

Al Süreyya Ayhan nerede ki şimdi?Evde Petek Dinçöz seyrediyordur