İletişim

Twitter: @ortakafagolcom E-Mail: ortakafagol.com@gmail.com

25.08.2011

Reste Rest!


Mehmet Ali Aydınlar federasyonu çok kaotik bir ortamda geldikleri görevde sınıfta kalmaya devam ediyor. UEFA'nın "sen el atmazsan, ben el atarım. Birşey bulursam tüm federasyonu yakarım" tehdidi karşısında "Aman abi yapma" deyip Fenerbahçe'yi, Şampiyonlar Ligi'nden alan MAA'nın kararları hep günü kurtarmaya yönelik kişiliksiz kararlar.

Fatih Altaylı: Milan'ın şike yapıp kendi ligine eksi başladığı sezon Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon oldu. Şimdi niye Fener'i almıyor?
M.Ali Aydınlar: Bu soruyu bana değil, UEFA'ya sorun.
F.A: Siz niye sormuyorsunuz?
MAA: Ben Fenerbahçe yöneticilerine yarın gidin Zürih'e derdinizi anlatın dedim.
F.A: Siz niye "hadi arkadaşlar kalkın yarın Zürih'e gidiyoruz" diye organize etmediniz?
MAA: ıgh mıgh !?!
Bugün Ali Koç'un çıkıp "madem bizim suçlu olduğumuzu düşünüp Avrupa'ya göndermiyorsunuz, o zaman lige de almayın" demesi önemli bir resttir. Muhtemelen TFF, bunu uygulayabilecek elinde bir delil olmadığı için bunu kabul etmeyecek. O zaman da Fenerbahçe'nin elinde "madem suçumuz yok bizi ligden düşürmüyorsunuz, niye Avrupa'dan aldınız?" deme şansına sahip olacak.

Beşiktaşlılar ya da diğer takım taraftarları kusura bakmasın ama bu ligin yarısı Galatasaray'dır, diğer yarısı Fenerbahçe. Fenerbahçe'yi küme düşürmek kimseye yemez, eksi puanla başlatırsın. Play-off sistemi de getirdiler ya Fenerbahçe'yi böylece sezon boyu şampiyonluk potasında tutarlar. Digitürk de işin kaymağını yer.

Fener kendi isteği ile ligden çekilemez. Birincisi bunun için genel kurul kararı çıkması lazım. Velev ki çıktı. Çekilirse takım bir daha lige amatör kümeden girer ve suçsuz çıkarsa federasyona tazminat da açamaz. Bunun tek yolu var. Sezonun ilk iki maçına çıkmaz, hükmen yenik sayılır ve küme düşürülür.

Futbolcuların durumu, takımın diğer maddi yükümlülükleri var ama şu yapılanı bir Fenerbahçeli olarak sineye çekmek istemiyorum. Madem bu federasyon bizi kaosa sokup 25 milyon euromuzu elimizden alıyor, reste rest çekmelidir. Fenerbahçe, Digitürk tarafından sağılacak inek değildir. Fenerbahçesiz bir lig oynansın bakalım. Artık döndürür döndürür play off oynatırsınız. Digitürk kaç decoder satacak? 400 milyon doları nasıl ödeyecek? Ödeyemezse diğer takımlar ne yapacak? Ligin zaten marka değeri yoktu, maddi değeri de olmayıversin.

23.08.2011

Geleneksel Everton senlikleri basladi!


Senlik diyorum cunku diger takimlar icin sezon basinda Everton`la oynamak hele ki yeni cikan takimlar icin, tam bi senlik. Normalde Goodison Park`ta Qpr yuz macin kacini alir diye sorsaniz belki en fazla on diyen cikar ama iste o yuzde onluk ihtimali Everton`un artik geleneksellesen lige kotu baslangici baya bi yukseltiyor. Benim tahminim beraberlikti bu mac icin ama Beckford`un cok kotu oyunu ve Cahill ve Baines`in sanssizligi gelenegi bozmadi. Moyes macin ardindan yine hemen beklentileri dusurecek aciklamalar yapti ve ilk ona girmenin bu sene onlar icin cok zor olacagini belirtti. Aslinda hakli cunku Everton disindaki butun takimlar yuksek meblaglarda transferler yapti. Aslinda Everton da yapti ama tek transfer; Sporting`den kiralik Eric Dier. Bu noktada Moyes`e hak vermek lazim ama yine de Everton ilk on icinde rahat bitirir diye tahmin ediyorum.

Manu Tottenham` i rahat gecti gerci ilk yarida zorlandilar ama beklenen sonuc cikti mactan. Cleverley ve Anderson ikilisi Fletcher ve Carrick`i baya zorlayacak gibi. ManU defansindaki problemler ve De Gea`nin tecrubesizligi sampiyonluga mal olabilir cunku karsilarinda cok guclu bi City var.

Wolves ve Fulham bence bu sezonun surpriz iki takimi olacak ama sonraki icin biraz daha zaman lazim. Murphy artik yaslandigini iyice belli ediyor ve Jol`un bi playmaker`a bariz ihtiyaci var, Sidwell Etuhu`nun yedegi olabilir. Ayrica yeni bi sag bek transferi de gorursek sasirmamak lazim cunku Hughes`u sagda deniyor ama ne kadar verim aldigini veya alabilecegini tahmin etmek zor degil. Belki de defansi saglam tutup kendisine kredi kazandirmak istedi ama iki macta 1 puan simdilik isini zorlastiran seylerden biri, kaldi ki Avrupa Ligi`nde de devam etmesi kafasinda buyuk bi soru isareti olusturuyodur muhtemelen.

Villas-Boas bana gore futbol adina dogru ne varsa hepsini yapmaya calisiyor. Bosingwa`yi sag bekte tercih etmesi, Kalou(Anelka)-Malouda ve Torres-Drogba tercihleri tamamen dogru. Cunku bahsedilen bu ikili canlari ne zaman isterse oynayan oyunculardi ve bunlari caliskan, takim oyununa daha fazla katkida bulunan ve disiplinli isimlerle degistirmesi yakin zamanda guzel bi Chelsea izleyecegimizin habercisi.

Arsenal bu sene ciddi manada ilk 5 icerisinde bitiremeyecek gozukuyor benim gozumde. Liverpool karsisinda siradan bi takimdilar ve Newcastle karsisinda ciddi manada iki denk takimin mucadelesi goruntusundeydiler. Wenger`in en az 4 transfer yapmasi lazim, zaten bu sezonun onun son sezonu olduguna dair de bicok spekulasyon var.

Son olarak Villa`dan bahsetmek gerekirse McLeish klasik 4-4-2siyle basarili olacak gibi duruyor. Hele ki elinde Bent, Dunne, Collins ve Petrov gibi tecrubeli oyuncular olunca ilk 11 sakatlanmadigi surece ligi iyi goturecekler ama yedek kulubesi o kadar guclu degil ve bu da Villa`nin bu sezon yine ust siralari zorlayamacaginin onemli bi gostergesi.

Ikinci haftayi da geride birakirken sampiyonlugun City ve United arasinda gececegini soylemek cok da zor olmasa gerek. Yine de City`nin hala kisisel yeteneklere dayandigini soylemek yanlis olmaz sanirim. Silva ve Dzeko sakatlaninca Balotelli ve Johnson`a ne kadar guvenilebilir bilmiyorum acikcasi. Yine de Barry`nin golu ve Milner`in asistleri bu degisimin oldugunu gosterir nitelikte.

Not: Yazinin Ingilizce versiyonu ayni olmamakla beraber kendi blogum olan su adresten okunabilir:
http://waitforthewhistle.blogspot.com/



22.08.2011

İmza Töreni

Haber geçen aydan kalma ama ben anca geçen hafta gördüm. Görmeyen varsa siteye taşıyayım istedim. İmza törenlerinin fotoğraf kısmında çok büyük klişeler vardır. Mesela forma, arma ya da bayrak öpülür. Yabancı futbolcu kesin olarak yumruğunda baş parmağını kaldırarak tamam işareti yapar.
Birkaç oyuncunun toplu anlaşması varsa hepsinin aynı anda sözleşmeyi imzalıyormuş gibi yapar. Sonra komple forma giyilir, stadda topla pozlar verilir vs.

Ama böylesini ilk defa görüyorum. Neden Gökhan İnler, imza törenine kafasında aslan maskesiyle gelir? Neden De Laurentiis ve Gökhan; Mehmet Ali Erbil misali parmaklarıyla birşeyler gösterir, bilen varsa bana da haber versin.


21.08.2011

City bu sene ne yapar?

Öncelikle senin en ezeli rakibin kırmızı rengi ve forması ile özdeşleşmişken neden kırmızı forma giyersin?

Neyse konuya dönelim. United maçından sonra bu sene izlediğim ikinci City maçı Bolton'a karşıydı. İki maç sonucundaki görüşüm City geçtiğimiz yıl averajla aldığı üçüncülük ve FA Cup'tan daha azını almaz.

Dzeko sezona çok iyi başladı. Andy Carroll gibi çakma 40 milyonluk değil harbi parasının değerini gösterecek. Swensea karşısında son 20 dakika oyuna girip 2 gol atınca haliyle Mancini bu maçta Agüero'yu ilk 11'e koydu ancak henüz Agüero hazır diyemeyiz. Transfer sezonunun sonu yaklaşırken Tevez'in kalacağı belli olunca kadroda yerini aldı. Silva olmaydı belki üçü yanyana oynayabilir derdim ancak şu anda takım dördünü birden kaldıramaz.

Zaten hal böyle olunca daha önce Aston Villa'da daha ofansif izlemeye alıştığımız Barry ve Milner çok daha defansif görevdeydiler. Yaya Toure ile birlikte göbeği iyi tutuyorlar. Bu, City'nin çok rahat maçı rakip sahaya yıkmasını sağlıyor ancak kanatlar iki beke kalmış durumda.

Her ne kadar iki maçta iki asist yapsa da Richards bir sağ bek olarak Önder Turacı'dan hallice. Swensea karşısında Clichy ile çıkan Mancini bu kez Kolarov'u oynattı. Halen daha arayış var görünen o ki.

Takım iyi yolda. Tek sıkıntı olabileceğini düşündüğüm yer güvenilir bir orta saha yedeğinin olmayışı. Adam Johnson'dan fazla şeyler beklemek yanlış olur.

Tutuşan Digitürk Saçma Sapan İşlerin Peşinde

Şu 2 aydır yaşananlardan sonra herkes futbol ve liglerden soğuduğunda kabağın en çok senelik 321 milyon dolar veren Digitürk'ün başına patladığını çözmek için kahin olmaya gerek yok. Tam rakamlara ulaşmak mümkün değil ama liglerin de bir ay ertelenmesiyle LİG TV'nin epey bir kullanıcı kaybettiğini söylemeye gerek yok.

Ligin kalitesinin, marka değerinin yerlerde süründüğü böyle dönemlerde para kazanmak için en kestirme çareyi hep daha fazla maç oynatmakta buluyorlar. Türkiye Kupası'nda da böyle olmuştu. Bu kupadan daha çok TV geliri sağlamak için maç sayını artırabilmek adına abuk sabuk grup sistemini getirdiler. Ocakta soğuğun ortasında kimsenin umrunda olmayan maçlar çıkardılar piyasaya. Şimdi "kaldıralım biz bu grupları" konuşmaları yapılıyor.

Şimdi de son icraat ligin sonunda dört büyükler daha fazla maç yapsın, daha fazla heyecan olsun, daha çok para kazanalım. Böylelikle 9 ayını kimsenin umursamadığı, seyretmediği son 1 ay baktığı bir lig oluşturacaklarının farkında değiller. Şampiyon son ay kendi aralarında yapacakları maçlarla belli olacaksa niye ligi izleyeyim, niye digitürk'e diğer maçlar için para ödeyeyim?

Son 6 hafta ortada keyif olsun diye 34 hafta boyunca keçi boynuzu tadında bir lig çıkacak. Aynen NBA'de normal sezon ile play-off'lar arasındaki fark gibi. Madem öyle, neden oyuncularımı yorayım, neden sakatlık tehlikesine gireyim? Dahası neden sırf son 6 haftada 2-3 şanssız sakatlık ile bütün bir sezonun emeği boşa gitsin?

İşin sportif boyutuna gelirsek zaten saçmalıkların içinden çıkamıyoruz. Herşeyin başında puanların yarıya bölünmesi nasıl bir saçmalıktır? Bundan 20 sene önce takımlar beraberliğe değil galibiyete oynasın diye 3 puanlık sisteme geçilmişken puanın etkisini düşürmek neden?

İlk dördün şampiyonluk şansı olsun diyenler son on sezonda birinci ile dördüncü arasında ortalama 20,4 puan fark olduğunun bilincindeler mi acaba? Play-off'un ilk iki maçını kaybettikten sonra hiçbir iddiası kalamayan takımla şampiyonluk için oynayan takım maç yaptığında nasıl bir heyecan, nasıl şike söylentisiz maç oynanacak?

8'nin de Avrupa Kupaları'na katılma şansı olsun deniyor? Burası Premierleague değil, 8. olan takım da Fulham değil. Ligi geçen yıl dördüncü bitiren takım çoktan elenmiş, üçüncü bitiren de muhtemelen daha lig bile başlamadan Avrupa defterini kapatacakken sekizincinin Avrupa'da işi ne?

Digitürk tutuşmuş durumda ve TFF'yi baskı altına almaya çalışıyor. Ola ki bu gerçekleşirse ortaya son derece keyifsiz bir lig çıkacağını düşünüyorum.