11.06.2010
9.06.2010
Schuster, Pellegrini, Magath, Capello, Ferguson, Guardiola, Mourinho...

"Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş, girişimlerini resmen borsaya bildirdi. Adaylar; Schuster, Pellegrini, Magath, Lucescu, Koeman ve Ramos..."
Geçtiğimiz iki günde, bu haberin yayınlanmadığı gazete, televizyon, internet sitesi vs. kalmadı. Ve ben, bu haberi her okuyuşumda metnin "Magath" kısmına gelince önce bir kalakalıyorum, ardından da suratıma müstehzi bir gülümseme yerleşiyor, ancak ondan sonra okumaya devam edebiliyorum; "Lucescu, Koeman ve Ramos" diye..
Şüphesiz, Magath'ı Beşiktaş'ın listesine sokan kariyerindeki başarıları, iş disiplini, taktik anlayışı, şusu-busu değil; geçen sezon henüz ikinci sezonunu geçirdiği, tarihinde bir Almanya Kupası dışında hiç bir başarısı bulunmayan Wolfsburg'u lig şampiyonu yapıp bu sezon da Schalke 04'ü küllerinden dirilterek şampiyonluğa oynatması. Malum, bizde sabır, çölde vaha; Magath da görünüşe göre hızlı başarı getiren bir hoca..
Gelelim işin gülümseten tarafına:
Gelelim işin gülümseten tarafına:
Hafızası kuvvetli olan futbolseverler hatırlayacaktır; ta 2009'un aralık ayında Magath, Schalke'nin Ailton ve Ernst transferlerinden kalan alacakları için düğmeye basmış, Gelsenkirschen'den İstanbul'a bir miktar laf sallamıştı.
Beşiktaş yönetimi bugün Magath'ın adını listelerine eklerken, bu hoş anıyı kulübüne sadakatine bağlamışlarsa halt etmişler. Bütün ayrıntılar bir tarafa, Magath'ı başarılı yapan en temel unsur, başına geçtiği kulübün transferi, taktiği, antrenmanı geçelim, ıvır-zıvır işlerine kadar her şeyinden sorumlu olması. Şu halde "Magath'la gelecek başarı" ile "Al sana Tabata, hem bizim ortak da kazansın" tarzı yönetim anlayışı birbirlerinin panzehiri.
Peki bunun böyle olduğunu Beşiktaş yönetimi bilmiyor mu? Açıkçası öyle acayiplikler gördük ki Demirören yönetimi süresince; bilmiyor, bilemiyor, farkedemiyor olabilirler. Bunu aşamadıkları için de Magath'ın böyle bir enayilik yapmayacağını tahmin etme aşamasına geçemiyorlar herhalde.
8.06.2010
KUPA – HASTALIK – PLAZMA DUASI – ATEŞ VE SANRILAR

Çok hastayım yattığım yerden yazıyorum, şu anda öyle ki; yattığım yerden tuvalete yaklaşık 10-12 adımda gidiliyor ve ben bu adımları atmayayım diye çişimin gelmemesi için dua ediyorum. Peki yazıyı yazacak dermanı nereden buluyorum? Tabi ki Dünya Kupası heyecanı. Miniminnacık bir çocukken İtalya 90’ın Legolu maskotuna hayran olmuştum ve her gün ekranda beliren yeşil sahalarda gerip bir çekicilik hissediyordum. Maçlar bitince aşağıya top oynamaya inerdik ve herkes az önce biten maçtaki birileri olurdu. Böyle böyle büyüdük. Sonra Panini manyaklığı sardı. Sürekli çıkartma toplayıp albümü tamamlamaya çalışıyordum. Türkiye’nin kupaya katılmasını rüya olarak gördüğümden aklıma bile getirmemiştim ama Üniversite öğrencisiyken katıldılar. Tam vize zamanına denk gelmişti Türkiye’nin bir maçı ve yarım saatte ne kadar soru cevaplayabildimse cevaplayıp terk ettim sınav salonunu. Türkiye Dünya Kupası’nda maça çıkıyordu daha önemli ne olabilir? Önemli olan başarı milli takım vs değildi. Dünya Kupası’nda bir maçı izlemek tarihe tanıklık etmektir benim için. Katılması bile benim için rüya olan takım gitti 3. oldu. Bu kupanın kutsallığı her turnuvada arttı böylece.
Şimdi iş güç evlilik gibi şeylerle uğraşmaktayım. Ama Dünya Kupası yine geldi. İş saatlerini yatış kalkışı yemek yemeyi hepsini bu maç saatlerine göre ayarlayacağız. Evde olağanüstü hal ilan ettim 1 ay boyunca hiçbir etkinlik yok. Dünya Kupası var başka ne etkinlik ister deli gönül. Fantazi Futbol’a da girmişim delişmen bir kadroyla şimdi evde oturup kocaman bir kaba cips yanına sınırsız birayla maç keyfi yaşama zamanı. Bu arada Allah herkesi plazmalı yapsın tez zamanda.
7.06.2010
Ayaklar Durunca

Bloga "Hakan Şükür Konuşuyor" temalı bir yazı yazmıştım bir ay kadar evvel. Okumakta olduğunuz bu yazının temasını da, ileride bir gün referans teşkil edeceği muhakkak olduğundan, uyumlu olsun diye "Hakan Şükür Susmuyor" olarak atıyorum müsadenizle.
İlgili linki aşağıya ekleyeceğim; sadece haberin her bir paragrafının son kelimelerini buraya almak istiyorum:
... anlattı!
... dedi.
... diye konuştu.
... şeklinde cevap verdi.
Haberin tamamı ve videosu şurada:
6.06.2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

